The Good Place 3. Sezon İncelemesi – What on Earth?

Başladığı andan itibaren çok farklı noktalara doğru ilerleyen The Good Place, üçüncü sezonunda da hız kesmeden izleyicileri güldürmeye ve şaşırtmaya devam ediyor.

The Good Place 3. Sezon
Yapımcı: Michael Schur (The Office, Parks and Recreation)
Oyuncu Kadrosu: Kristen Bell, Ted Danson, William Jackson Harper, Jameela Jamil, Manny Jacinto, D’Arcy Carden
Bölüm Sayısı: 12
Tür: Komedi, Drama, Fantastik

Neler Oluyor?

Neler olmuyor ki? Üçüncü sezon ilk iki sezona göre çok daha fazla olayın meydana geldiği bir sezondu. Sürekli bir ilerleme vardı.

İkinci sezon finalinden hatırlayacağınız üzere muhteşem dörtlü (Eleanor, Chidi, Tahani, Jason) dünyaya gönderilmişti. Üçüncü sezon da tam olarak bu noktadan devam ediyor. Michael, bu dörtlünün öldüğü ana ayrı ayrı giderek hepsini kurtarıyor ve iyi birer insan olmaları için umut ediyor.

Fakat işler hiç beklenildiği gibi ilerlemiyor. Dolayısıyla Michael kuralları çiğneyerek dünyaya gidiyor ve bu duruma el atıyor. Dörtlüyü dünyada da bir araya getirerek tekrar izlemeye koyuluyor.

Derken birçok olay meydana geliyor. Bunların tümünü burada yazmam imkansız fakat sonuç olarak finale doğru çok şaşırtıcı bir şey öğreniyoruz. İnsanların puanlarını hesaplayan sistem iyice karmaşık bir hâle geldiği için yüzyıllardır ölen herkes Kötü Yere gidiyor.

Michael’ın bu durumu fark etmesi üzerine Yargıç ile görüşen ekip, Kötü Yerin de katılımıyla bu hesaplamanın doğru veya yanlış olduğunu gösterecek bir deney yapmaya karar verir.

Çok kısa bir şekilde üçüncü sezonda olan şeyleri böyle özetleyebiliriz. Chidi’nin hafızasının silinmesinin ve yürütülmekte olan deneyin sonuçlarını dördüncü sezonda göreceğiz.

İnceleme

The Good Place ilk sezon finalindeki dumur edici andan beri sürekli bir şekilde ilerleyen ve gelişen bir dizi oldu. Sadece bir doğrultudaki amaca sadık kalmayıp sürekli bir şekilde yeni doğrultulara giren bu dizi, üçüncü sezonda da aynı şekilde devam ediyor.

Eleanor ve arkadaşlarının dünyadaki yaşamlarını sezon boyunca göreceğimizi beklerken daha birkaç bölümde bu durum sona erdi ve dizi tekrar başka bir doğrultuda nispeten yeni bir amaca doğru ilerlemeye devam etti. Artık bu duruma tamamen alıştım. Bu nedenle dördüncü sezonda da, yapılmakta olan bu deneyin kısa süreceğini tahmin ediyorum. Ayrıca dizinin bu şekilde sürekli olarak gelişerek ilerlemesi çok hoşuma gidiyor. Bu sayede daima yenilik peşinde koşuyor ve izleyici hiç sıkmadan devam etmeyi başarıyor.

Üçüncü sezonda özellikle iki karakterin ilişkisi oldukça ön plandaydı; Eleanor ve Chidi aşkı. Bu ilişki, Michael’ın geçmişteki yaşamlardan birini Eleanor’a göstermesiyle birlikte tekrar kıvılcımlandı ve nihayetinde bu ikili tekrar aşk yaşamaya başladı. Fakat pek fazla uzun sürdüğü de söylenemez. Sezon finalinde Chidi’nin yaptığı büyük fedakarlıktan sonra, dördüncü sezona bambaşka insanlar olarak devam edecekler.

Eleanor’un bu sezondaki hâl ve hareketleri yine ilk iki sezondaki kadar komikti. Dizide en çok güldüğüm karakter artık Jason olsa da Eleanor’un kendini beğenmiş hâlleri ve Chidi ile olan konuşmalarında sürekli olarak güzel ve çekici olduğundan bahsetmesi bayağı komik bulduğum sahnelerdi.

Bu sezon ayrıca öne çıkan iki karakterden de bahsetmek istiyorum. Bunlardan ilki Jason, artık iyiden iyiye kendi tarzına beni alıştırmış olacak ki her sahnesini merakla izler hâle geldim. Özellikle babası ile tanıştığımız “The Ballad of Donkey Doug” (5. bölüm) dizinin en iyi bölümlerinden birisiydi. Jason’ın kime çektiğini de böylelikle anlamış olduk.

Diğer bir karakter de kesinlikle sezonun yıldızı olan Janet. Karakter gelişimi olarak bu sezon güzel bir gelişme gösterdi. Jason ile olan karmaşık bir ilişkisi de vardı. Fakat özellikle değinmek istediğim bir şey var ki o da harika oyunculuğudur. Sezonun sekizinci bölümündeki muhteşem ve bir o kadar da beklenmedik olan dövüş sahnesi ile dokuzuncu bölümde herkesi taklit ettiği anlar kayda değer anlardır. Bütün oyuncuların iyi olması bir yana D’Arcy Carden kesinlikle bu sezon en çok hoşuma giden performansı sergileyen isimdi.

Bu sezonda Kötü Yerin dışında ayrıca İyi Yeri de ucundan görmüş olduk. İlk bakışta tam anlamıyla sinir bozucu tiplerin olduğu bir yer gibi duruyor. Bunun dışında puanların hesaplandığı muhasebe bölümünü de ziyaret ettik ve ortamın absürtlüğüne şahit olduk.

İyi insan olmak artık zorlaştı, çünkü hayat çok karmaşıklaştı. Sezon finaline doğru böyle bir çıkarım yapıldı. Ne kadar doğru olduğunu anlatmaya gerek yoktur. Bu hayatta artık her ne yaparsanız yapın, yaptığınız eylem illa ki bir yerinden başka bir kimseye, bir şeye etki ediyor. Dolayısıyla dizideki sisteme göre de artık hiç kimse İyi Yere gidemiyor. Sezon finalinde bu durumu çok güzel bir şekilde açıklayarak, hesap sistemindeki hatayı gösterdiler. Dördüncü sezonda yeni bir hesap sistemi bizi bekliyor olabilir.

Son olarak dizinin sezon finalinin ilk iki sezona nazaran daha az şaşırtıcı olduğunu söylemek istiyorum. Fakat bu biraz da olması gereken bir durumdan kaynaklandı. Kesinlikle kötü değildi, aksine oldukça güzeldi fakat ilk iki sezonda olduğu kadar çok şaşırtıcı bir durum yoktu.

Sonuç

The Good Place üçüncü sezonuyla da heyecanlı bir şekilde ilerlemeye ve güldürmeye devam ediyor. Olaylar ilk iki sezona göre daha karmaşık bir hâle geldi artık ve bu durum dizinin gittikçe güzelleşmesini sağlıyor.

8/10

Dördüncü sezonda görüşmek üzere.


The Good Place 1. Sezon İncelemesi – What the F**k?

The Good Place 2. Sezon İncelemesi – Everything is Great!

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?
Updated: 19 Mart 2019 — 22:28