The Batman Who Laughs #1 İnceleme

“Yahu bu Batman neden kötüleri öldürüp sorunu kökten halletmiyor ki?” diyenlere karşı işte bu yüzden diye cevap olarak verilebilecek “The Batman Who Laughs” geri döndü. Üstelik yalnız da değil.

The Batman Who Laughs, Dark Nights: Metal hikâyesinden sonra aklımda en çok yer edinen karakterdi sanırım. Batman’in Joker ile bir olup kendisine karşı savaştığı sayfalar aklıma kazınmış bir halde. Tabii sadece ben değil birçok hayran da bu karakteri o kadar fazla sevdi ki DC Comics tarafından kendisini tekrar göreceğimiz duyurulmuştu. Dolayısıyla Scott Snyder, yanına bu kez de arkadaşı Jock’ı alarak kollarını sıvadılar ve bir mini seriye başladılar. Bu serinin ilk sayısı da bugün yayımlandı. Ben de ilk fırsatta hemen okudum ve verdiğim ilk tepki de “Yok artık!” oldu. Bu nedenle de normalde seri bitince yazmayı düşündüğüm incelemeyi sayı sayı yazmaya karar verdim.

The Batman Who Laughs #1
Yazar: Scott Snyder
Çizer: Jock
Renklendiren: David Baron

The Batman Who Laughs da Kim?

Sayı hakkında konuşmadan önce tanımayanlar için Batman Who Laughs karakterinden birazcık bahsetmek istiyorum. Kendisi Dark Multiverse yerlisi. Metal eventında hatırlarsanız Dark Multiverse için, zihnimizin en derin köşelerinde yer alan en kötü hayallerimizin, rüyalarımız, inanışlarımızın vs. somutlaşmış hali denilmişti. Gülen Batman de böyle bir karakter. Batman’in, Joker’in olası bir ölümü üzerine inandığı şeyin cisimleşmiş hali. Dark Multiverse evrenlerinden birisinde Batman, Joker’i öldürüyor. Joker ise kendisini öldürecek olan kişinin sonraki Joker olması için önceden hazırlık yapmış. Öldükten sonra salınan malum Joker gazı, onu öldüren kişiyi zehirliyor ve Joker’e dönüştürüyor diyebiliriz. Yani bu karanlık evrenin Batman’i, oluyor size aynı zamanda Joker’i. Gözü hiçbir şey görmeyen bir karakter. Besin zincirinin son halkasındaki isim.

Neler Oluyor?

Dikkat! Spoiler içermektedir.

Neler olmuyor ki ey okur? Bir sayıda üst üste o kadar olay oldu ki ağzım açık bir şekilde okudum.

Son zamanlardan ortaya çıkan Happy Trails adlı bir şirket, Gotham’dan birtakım evleri koca koca kamyonlara yüklüyor ve kaçırıyor. Batman ise bu şirketin kamyonlarından birinin peşine düşüyor ve evin içinde ne olduğuna bakıyor. Gördüğü şey ise bir tabut oluyor fakat daha şaşırtıcı olan şey ise bu tabutun içindeki ölü beden. Çünkü tabutun içinde yatan bu kişi Bruce Wayne.

Kendi cesedini incelemeye koyan Batman, bu Bruce Wayne’in Bane’in kendisini kırması sonucunda bir daha Batman olmaya dönmeyen bir versiyonu olduğunu keşfediyor. Kolunda da May yazan bir dövmesi var. Selina ile evlendiği zaman bir çocuğu olunca koyacakları isimmiş bu meğerse.

Arkham Asylum’da ise işler hiç iyi gitmiyor. Karşısında Batman’i gören görevliler oldukça şaşırıyor fakat bu şaşırmaları fazla uzun sürmüyor. Çünkü bu Batman, “Grim Knight”, bütün görevlileri ve üstüne de bonus olarak Mr. Freeze’i öldürüyor ve Joker’in hücresine ulaşıyor. Joker’in hücresinde ise nihayet karşımıza Batman’in en kötü versiyonu olan Batman Who Laughs çıkıyor ve Joker’i öldürüyor.

Fakat daha sonra öğreniyoruz ki bu Joker de aslında başka bir kişiymiş. Olayların gelişini önceden tahmin eden Joker, kendisinin yerine başka bir kişiyi bulmuş. Peki gerçek Joker nerede? İşte olayların tam anlamıyla çığrından çıktığı yer de burası. Kendisi Batman’in mağarasında ortaya çıkıyor ve bu da yetmezmiş gibi Batman’in yanında kendisini öldürüyor.

Ve böylelikle Batman’in Joker’in olası bir ölümü konusundaki en kötü düşüncesi gerçekleşiyor. Joker’in kendisini öldürmesinin ardından sıradaki Joker, Batman oluyor.

İnceleme

Şok üstüne şok. Sayı hakkındaki ifademi en kısa bir şekilde böyle özetleyebilirim.

Batman Who Laughs’ın döneceğini zaten biliyorduk fakat yanında başka kişiler de getireceğini hiç düşünmemiştim. Üstelik bunlardan birisi bir ölüm makinesi olarak karşımıza çıkan Grim Knight. Kafamı kurcalayan bir diğer şey de ölü olarak ele geçirilen Bruce Wayne. Bu bedenin bize gösterilmesinin bir amacı olmalı diye düşünüyorum. İlerleyen sayılarda bunu göreceğiz.

Batman Who Laughs karakterinin, olabilecek ne vahşi ve en kötü Batman versiyonu olması biz okuyucuları, en azından beni, kendisine hayran bırakıyor. Batman’in onun için “apex predator” yani besin zincirinin en üst halkasında yer alan süper avcı olduğunu söylemesi, ne kadar tehlikeli bir karakter olduğunu gösteriyor. Bu yetmez mi diyorsunuz? O zaman bir de Joker’in yaptığına bakın. Batman Who Laughs’ın durdurulabilmesinin sadece bir şekilde mümkün olduğunu söylüyor ve bu nedenle de kendisini öldürerek Batman’i Joker’e çeviriyor. Yani Batman Who Laughs’ın karşısına kendisinin daha az tecrübeli bir versiyonu çıkacak diyebiliriz.

Sayı boyunca o kadar güzel sahneler vardı ki hepsi hafızama kazındı diyebilirim. Fakat son panel ise başlı başına mükemmel bir andı. Bu noktadan sonra olayların nasıl gidebileceğini asla tahmin edemiyorum. Çünkü elimizdeki karakterler buna izin vermiyor. Snyder’a olan büyük güvenim nedeniyle önümüzdeki sayıları büyük bir heyecanla bekliyorum.

Greg Capullo’nun harika varyant kapağı.

Çizimler

Jock zaten halihazırda sevdiğim bir çizerdi. Bu nedenle çizimler konusunda herhangi bir şikayetimin olacağını düşünmüyordum ve nitekim öyle de oldu. Batman Who Laughs’ın deliliğini ve korkunçluğunu tam anlamıyla yansıtıyor ve serinin gidişatını düşününce de bizleri daha nice harika panelle buluşturacağını düşünmek zor olmuyor.

Sonuç

Metal eventı sonrasında ağzımızda kalan tadı Batman Who Laughs aracılığıyla bir nevi devam ettiren bir ilk sayıydı. Batman (ve hatta Joker) öyle zor bir durumda kaldılar ki bu sorunun içinden nasıl çıkacaklarını çok merak ediyorum. Kesinlikle harika bir açılış yaptılar ve devamın büyük bir heyecanla bekliyorum.

Not: 9/10

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?
Updated: 13 Aralık 2018 — 21:12