UÇAN SPAGETTİ

Evrenin sonuna doğru!

Manga İncelemeleri #4

Bu hafta nihayet Shingeki no Kyojin ve Grand Blue çıktı. Fakat ben bu hafta Grand Blue okumayı tercih etmedim. Onu sonraki bölümde ele almayı planlıyorum.

Not: Her hafta yazmayı planladığım bu seride; mangaların aylık veya haftalık çıktığına bakmadan o hafta hangi serileri okuduysam onları ele alıyorum. Spoiler konusunda hassas olan arkadaşları uyarıyorum. Bol spoiler içerecek bu yazı dizisinde, serileri överken yeri geldiği zaman gömeceğim de. Tabii bunun yanında bölüm değerlendirmelerimiz, gelecek bölüm tahminlerimiz ağırlıklı olacak.

Önceki Bölümler: Manga İncelemeleri #1Manga İncelemeleri #2Manga İncelemeleri #3

Bu hafta okuduklarım: One Piece, Hunter x Hunter, Shingeki no Kyojin

Okuduğum güncel seriler: Berserk, Grand Blue, Hunter x Hunter, One Piece, One-Punch Man, Shingeki no Kyojin

Okumayı bıraktığım seriler: Black Clover, Dr.Stone, Shokugeki no Souma, Goblin Slayer

Okumayı düşündüğüm seriler: Vinland Saga

 

Haftanın en hype yaratan sayısı: One Piece

Haftanın en iyi sayısı: One Piece

 

One Piece #924 Ha 

 

Her Wano bölümü gibi bu bölüm de gayet güzeldi. Hatta en iyi bölümdü diyebilirim zira Wano Arc’ının ilk kısmı bitti. Hatta şöyle ilginç bir durum var. Oda, bu arcı işlerken Japon tiyatrolarında gözüken Jo-ha-kyū’dan esinleniyor. Peki nedir Jo-ha-kyū derseniz; Jo için açılış veya giriş kısmı diyebiliriz. Bu bölüm yavaş tempoda genelde karakterleri tanıtmakla geçer. Ha kısmı kendi içinde de bölümlere ayrılmaktadır. Bu bölümlerde büyük bir dram ve savaş oluyor. Kyu ise son bölümdür; burada hikâye hızlı ve tatmin edici bir şekilde biter.

Wano Arc başlangıcına geri dönersek bir perde ve bir tane enstrüman çalan birisini görmüştük. Birisi diyorum çünkü her ne kadar kadın gibi gözükse de Japonya’da kadın karakterleri erkeklerin maske takıp oynadığı ‘’Noh’’ gibi oyunlar varmış. O kişinin Oden’in kızı Hiyori olabileceğini düşünenler vardı fakat daha çok anlatıcı tarzında bir görev üstleniyor gibi duruyor. Zaten ilk onun eşliğinde de perdeler indi ve ilk bölüm bitti. Şimdi hazır perdeler inmiş ve Wano’nun ilk kısmı bitmişken Oda tekrar Reverie bölümlerine geri döner mi? Pek sanmıyorum ama Wano’nun bayağı bir uzun arc olduğunu düşünürsek güzel bir mola vermiş olur. Yine de Oda’yı tanıyorsak orasını göstermek yerine daha büyük bir olaya bağlayacaktır. Artık bu Kaido’nun bahsettiği büyük savaş mı olur orası Oda’ya kalmış.

Bölüme geri dönecek olursak en büyük olaylar Kid ve Oden’de Kral Haki çıkması oldu diyebiliriz. Açıkçası ikisinde de çıkmasına şaşırmadım. Birisi Luffy gibi Kaido’nun emri altına girmemiş ve belki de irade bakımından Zoro’yu ayrı tutarsak ‘’En Kötü Nesil’’ arasında Luffy’e en yakın kişi; diğeri ise altında Jack ve Kaido ile dövüşebilen samuraylar olan, hem Roger hem de Whitebeard gibi kişileri etkileyebilmiş birisi. Ayrıca Kaido’nun Kral Haki hakkında konuşmasından bu arc için Kral Haki önemli bir yer tutacak gibi gözüküyor. Ben Zoro ve Law gibi kişilerden de artık bu gücü uyandırmalarını bekliyorum. Birisi D soyundan gelirken diğeri en güçlü kılıç ustası olmak isteyen birisi. Özellikle Zoro’nun gücünü kanıtlaması ve Oden’i geçmesi için uyandırmaya ihtiyacı var.

Nami ve diğerlerini Shinobu, olgunlaştırma meyvesi sayesinde kurtarırken sonunda az da olsa Robin, Franky ve Ussop’u Luffy hakında bir haber okurken görüyoruz ama o yüz ifadeleriyle görmeyi düşünmemiştim. Neyse Oda böyle uçuk yüz ifadelerini çizmeyi seviyor. Pek bir şey demek düşmez. Zoro ise düşündüğüm gibi bir tekneye binmiş ve bir yere doğru gidiyor. Bu gideceği yer ise Luffy’nin yanı olacaktır diye düşünüyorum. Belki başka yere gider ve Killer ile karşılaşır. İkisi kaptanlarını kurtarmak için ortak çalışabilir. Hatta böyle olması daha uygun gibi. Luffy ve Kid’in aynı koğuşta olmaları, Zoro ve Killer’ın kaptan olmamalarına rağmen Supernova ve En Kötü Nesil’den sayılmaları gibi etkenler beni Zoro’nun tek başına kurtarmak yerine Killer ile ikisinin ortak olacağını düşündürdü. Hem Killer biraz daha kafasını çalıştırabilen bir karakter olduğu için Zoro, Luffy ve Kid üçlüsünün yanında olması iyi olacaktır.

Bu sayıda bir diğer ayrıntılardan birisi ise hapishanedeki herkesin Orochi adına çalışmaları ve öldürmek istedikleri mahkumlara kılçıksız şekilde zehirli balık vermeleri fakat. Bir hücredeki bir kişi uzun süredir yaşıyormuş. Kin’emon’un saydığı samuraylardan birisi mi çıkar yoksa başka bir samuray mı çıkar bilemiyorum. Fakat Shutenmaru’nun, Ashura Doji çıkmasından sonra bu kişinin de o samuraylardan birisi çıkma olasılığı daha yüksek. Diğer ayrıntı ise deniz taşının ana vatanının Wano olması ve deniz taşını işleyebilen kişilerin sadece burada bulunması. Böylece kaç senedir neden kimse deniz taşından kurşun yapmıyor sorusu kapanmış oluyor ortaya Dünya Hükumetine bu taşları sağlayan kim sorusu geliyor?

Haftaya maalesef bölüm yok. Benim isteğim bir dahaki bölüm Reverie’ye kısa bir dönüş yapması, o olmazsa da diğer karakterleri veya görmediğimiz karakterleri göstermesi.

PUAN: 9/10 

 

 

Shingeki No Kyojin 111 – Children of The Forest

 

Geçen bölüme göre biraz daha yavaş tempoda geçse bile güzel bölüm olduğunu söylemem gerek. Zaten Shingeki no Kyojin gibi sağlam bir alt yapısı olan hikâyenin üstüne böyle başarılı karakterizasyonlar olunca bu bölüm gibi hafif tempoda geçen bölümler bile muhteşem oluyor.

Bölümde en çok Gabi’nin karakter gelişimine etki edecek olaylar olmasına sevindim. Çoğu kişi bu karakterden nefret ediyor, onları anlayabiliyorum fakat Gabi dediğimiz karakter daha çocuk yaşta; Eldian’ların şeytan olduğu söylenerek, Marley’de ikinci sınıf vatandaş gibi yetişti. Eren nasıl küçük yaşta titanları öldürmek istiyorsa Gabi de tüm adada yaşayan Eldian’ların ölmesini istiyor. Aslında görünümleri dışında yaşadıkları da baya bir benzerlik gösteriyor. Fakat ben Gabi’nin karakter gelişiminin biraz daha farklı olacağını düşünüyorum.

Bu gelişiminde ilk ipuçlarını bu bölümden biraz aldık. Sasha’nın babası kızlarını öldüren kişinin Gabi’nin olduğunu öğrenmesine rağmen ”geçmişin yükünü ve nefretini çocuklara bırakmak yerine yetişkinlerin taşıması gerek” deyip, yardım etmeye çalışması çok doğruydu. Sonrasında Gabi’nin ”Benden nefret etmiyor musunuz” demesi ve Kaya’nın saldırmaya çalışması sayının çarpıcı olaylarındandı. Neyse ki Mikasa engelledi de Gabi şeytan olarak gördüğü kişilerinde onlar gibi üzülebildiğini, sevebildiğini görmüş oldu. Burada Nikola içinde üzüldüğümü söylemeden geçemeyeceğim. O ve Sasha’nın ilişkisi bu savaşın ne kadar anlamsız olduğunu kanıtlar nitelikte.

Sayımızın en önemli olayı ise Falco’nun Zeke Jaeger’ın omurilik sıvısına maruz kalması. Falco karakteri bu seride gördüğümüz en saf, en masum karakterlerin başında gelebilir. Umarım titan olmaz veya ölmez. Ayrıca şarabın içinde olduğunu düşünürsek o şaraplardan içen kişilerin titana dönüşeceğini biliyoruz. Acaba Jaeger kardeşler ne planlıyor da şarabın içine omurilik sıvısı koydular. Açıkçası arkasından nasıl bir şey çıkar pek fikrim yok. Belki iç savaş olursa askeri güç olarak kullanabilirler.

PUAN: 8.5/10 

 

 

Hunter x Hunter #388 Deliberation

 

Klişe olacak ama roman gibi bölümdü. Tamam karakterlerin düşünceleri, iç dünyalarını görmek çok keyifli ama hikâye ilerlesin biraz. Zaten senede 10 bölüm veriyorsun, kaldı geriye son iki bölüm. Neyse ki bu sene iki kere döndün, yoksa bir sene bu bölümleri beklemek sinir bozucu olacaktı.

Bölümde açıkçası çok olay olmadı. Togashi hâlâ bazı olaylara hazırlık yapıp duruyor kaç senedir. Umarım haftaya olaylar hızlanır.

PUAN: 8/10

 

GENEL DEĞERLENDİRME 

Haftaya One Piece ara verdiği için olmayacak. Bir ihtimal One-Punch Man’ın çıkmasını bekliyorum. Hatırlarsanız geçen hafta sadece 9 sayfa bölüm vermişti. Genelde öyle bölümler verdikten sonra çok bekletmeden yeni bölüm veriyor. Üstüne bu hafta bakamadığım Grand Blue bölümü ve Hunter x Hunter’ın yeni bölümleriyle güzel sayılar okuyabiliriz umarım.

Bu haftaya genel puanım: 8.5/10

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?
Updated: 12 Kasım 2018 — 21:30
UÇAN SPAGETTİ © 2018 Sitemizde yer alan içerikleri kaynak belirtmeden paylaşmak yasaktır. Frontier Theme
Scroll Up