Kitap İnceleme #1: Biz

Kitap ve Yazar

Yevgeni Zamyatin’in Biz adlı eseri, 20. yüzyıl Sovyet-Rus rejimini eleştirmesi ve rejimin geleceği hakkındaki öngörüleri sebebiyle hem Sovyet-Rus edebiyatında, hem de dünya edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Kurgu bakımından 26. yüzyılda geçmesine karşın, dönemsel incelenmesi gereken kitap hakkında Aleksandr Voronsky «Roman korkunç ve ağır bir etki bırakmaktadır. ‘Biz’ gelecek hakkında fantastik bir romandır. Ama ütopya değil, gerçek hakkında ve gelecekle ilgili tahminler içeren politik bir taşlamadır» şeklinde bir yorumda bulunmuştur. [1]

“A”yı aşk, “Ö”yü de ölüm olarak gösterirsek, A=f(Ö) olacaktır. Bir başka deyişle aşk ve ölüm…

Çarlık döneminde Yevgeni Zamyatin, birçok yasak ile başa çıkmak zorunda kalmıştır. Kendisi ile yönetim arasındaki buzlar hiçbir zaman erimemiştir. 1905 Devrimi’ne katıldığı gerekçesiyle tutuklanıp, sürgüne yollanmıştır. Öykü yazmaya 1908 yılında başlamış, belli aralıklarla bu yazma işine devam etmiştir. Sürgün yıllarındayken bolca Sovyet-Rus taşrası hakkında uzun öyküler yazmıştır. Bir ara kendisine yurtdışına çıkması için bir izin verilse de, görüşleri sol burjuva demokrasisine yönelik olan bir parti ile münasebeti sonucunda tekrardan, kısa bir süre için, tutuklanmıştır. 1905 yılında tutuklanıp sürgün edilen Yevgeni Zamyatin, 1921 yılında da Bolşevikler tarafından tutuklanıp, sürgün edilmiştir. İlk sürgün gerekçesi olarak Sosyalist olması gösterilirken, ikinci sürgün gerekçesi olarak Anti-Sosyalist olması gösterilmiştir. (Not: Aslında kendisinin görüşünü Troçkist olarak tanımlayabilmek mümkündür. Çünkü Bolşevikler’e karşı, onların son devrimine karşı, zıt bir kutupta yer almaktadır.) Yevgeni Zamyatin, Biz için, «benim en espritüel ve en ciddi çalışmamdır» demiştir. [2]

Gülümsüyorum, gülümsememi engelleyemiyorum. Sanki kafamdan bir kıymık çıkardılar. Başım hafif, boş. Daha doğrusu boş değil, ama olağanüstü bir şey, gülümsememi engelleyecek bir şey yok.

Biz, 1924 yılında İngiltere’de çeviri olarak yayımlanmıştır. Rusya’ya da bir rüzgâr ile gelen bu çeviri hakkında, o dönemin Rus entelijansiyansası pasif-agresif tutum sergileyerek çokça eleştiri yazmıştır. Eleştirilerin ortak noktasında Biz’in Anti-Sovyet tutumda olduğu, Sovyet rejimine karşı iftiralarda bulunduğunu söylemişlerdir. (Not: Haksız sayılmazlar.)

Rusya’da 1988 yılına kadar yok sayılan kitap, Znamya dergisi tarafından dergiye konu alınırak, tekrardan gün yüzüne çıkarılmıştır.

İçerik ve Olay Örgüsü

Ayrıntı çevirisini İthaki çevirisiyle kıyasladığımız zaman edebî anlamda bir sadelik görüyoruz. İthaki çevirisi biraz daha şairâne yazım üslûbunu tercih ederken, Ayrıntı sadelikten yana oyunu kullanmış.

D-503 adlı İntegral’in yapımcısı ve mühendisi olan ana karakterimizin günlüğü, kitabın içeriğini oluşturuyor. Bu üslûbun birden fazla artısı ve eksisi var. En basitinden olaylara yalnızca D-503’ün bakış açısıyla bakmamız sonucunda ister istemez bizde de olaylara karşı bir önyargı oluşuyor. Dikkâtli ve deneyimli bir okuyucu bunu elinin tersiyle itmeyi başarsa bile, bu sefer de bir başka kaynağa başvuramayacağı için tüm iş onun hayâline kalıyor.

Biz’de geçen çoğu yapının ya da diğer nenlerin ne olduğuna ilişkin, neye benzediğine ilişkin herhangi bir bilgi bize verilmiyor. Burada hem yazarın hem de ana karakterin suçu var – yazarın suçu çarpı iki. D-503’ün ağzından bu durum «Ama bana bunları açıklamak çok zor, hatta aptalca geliyor. Bu, 20. yüzyılda yaşamış bir yazarın romanında “palto”nun, “apartman”ın ya da “eş”in ne olduğunu açıklamak zorunda kalması gibi bir şey.» şeklinde açıklanıyor.

Olayların büyük çoğunluğu Tek Devlet adı verilen bir yerde geçiyor. Bu yer savaş sonrası oluşturulmuş ve tüm Ruh’lardan arındırılmış vaziyette. Akıl süzgecinden geçen her şey bir yasaya bağlı ve yasalar da Velinimet’e – ki bu makama sahip olan kişi oldukça gaddardır. Sanat ve edebiyat gibi uğraşlar ilkellik ve Ruh taşımacılık olarak görüldüğünden yasaklanmış, makinalaşma ve matematik bazlı sistemler ön planda tutulmuştur, Tek Devlet’te. Bunlarında yanında tutku yok, rüya yok, hayâl yok, aşk yok, ben yok – Biz var. Koruyucular adı verilen ve Tek Devlet’e bağlı kolluk kuvvetleri oldukça sert ve tahammülsüz vaziyettedir. Tek Devlet’e aykırı bir hususta derhâl Koruyucular’a bildiri yapılır.

Böylesine ideal gözüken – kitapta da öyle olduğunun üstüne basılan – devlete karşı söylenebilecek birden çok nen var. Bir kere ideal olan nenin kurgu olduğunu kabûl etmek gerekir. Her ne kadar yasalar olur ise olsun, cinayetler hâlâ olur, hırsızlık hâlâ olur, … Çünkü bu tür ideal gözüken ama kurgu olan nenler, insanın doğasına aykırıdır. Bizler bir ayva yedik ve toplu hâlde yaşamaya karar verdik. Bizler bir ayva yedik ve mülk gibi bir kavramı ortaya çıkardık. Bizler yine bir ayva yedik ve bu mülk üzerinde hak iddia ettik. Bizler, eskiden, ne çok ayva yemişiz…

(SPOİLER: İnsanın içinde bir nen olmaksızın, ondan bir nen isteyemezsiniz. Kurallarınız, kurala uyması gerekenin uyduğu kadardır. Biz’de de bu duruma şahit oluyoruz. Bir kez sistemden çıkışı bulan birey, bunu bir daha-bir daha istiyor – en doğal hakkı. Ek olarak, devrimin sürekliliği konusundaki görüşlerine de hak vermek mümkündür. Sol sapma olarak nitelendirebileceğimiz tek ülkede devrim fikrine karşı bir tutum sergilemiştir, Yevgeni Zamyatin. Bunu da matematikteki en büyük sayının ne olacağına dair olan muğlaklığa ilişkin bir çıkarımda bulunarak, kitabında belirtmiştir.)

Eski insanların ne kadar da ilkel beğenileri varmış, şairleri o saçma, eğri büğrü biçimli, aptalca hareket eden bulut kümelerinden esinlendiklerine göre.

Ana Karakterler

D-503: İntegral’in yapımcısı ve mühendisi. Atalarından kalma kıllı elere sahip. Aşk üçgeninde kaybolmuş bir adam. Ruh’unu kimi zaman bulsa da, çabucak kaybedebilecek kadar beceriksiz – sorgulamada da keza. (SPOİLER: Günlüğünde, günlüğünü ileride okuyacak olanları başta biraz da olsa küçük düşürmeye çalışsa da ben, kitabın neredeyse yarısına kadar bu karakterin vahim durumunu anlayış ile karşıladım. Lâkin, kendisinin kabûl ettiği dogmalar ve putlar birer birer E-330 tarafından yıkılsa da onlara bir süre sonra sıkı sıkı sarılması sebebiyle anlayışımı yitirdim.)

O-90: D-503’ün partneri – aynı zamanda R-13’ün. D-503’e sırılsıklam aşık. (SPOİLER: Normal şartlar altında Tek Devlet’te aşk gibi ilkel davranışın yeri yok, olduğu zaman ihbar edilmelidir. Fakat bu da yetmezmiş gibi O-90’nın annelik duygusunu tatmak istemesi ve D-503’ten hamile kalması, her ne kadar kuralları belirleyen Velinimet ve onun hükmünü sürdüğü Tek Devlet olsa bile, çürükler – onlara göre – mutlaka çıkmaktadır. Böylelikle şöyle bir sonuca ulaşabilmek mümkündür ki hiçbir sistem mutlak doğru değildir.)

R-13D-503’ün arkadaşı. Zenci dudaklı şair. Şaka yapmak gibi bir kötü huyu var. Çok hızlı konuşur. (SPOİLER: D-503 tarafından biraz aşağılanıyor gibi geldi bana. Aşağılanmasının sebebi de R-13’ün kıskanılacak derecede Velinimet ve Tek Devlet hükmünde özgürlüğünü bir şekilde sağlayabilmesi. D-503, sisteme tasmayla bağlı bir köpek olduğundan dolayı, tasmasız köpekleri kıskanmasını normal karşılamak gerekir.)

E-330: Zeki. Narin. İnatçı. Gözü açık. Hafifmeşrep (?). (SPOİLER: Ben bu karakteri, bir nevi, Prometheus olarak görüyorum. Büyük bir ihtimâlle de karakter analizi derinlemesine yapılır ise böyle bir sonuca ulaşılacaktır. Prometheus olarak görmemin sebebi, hem genel olarak insanların hem de özel olarak D-503’ün gözünü açması, Velinimet ve Tek Devlet’in yanlışlarını, İntegral hakkındaki düşüncelerini ve Yeşil Duvar’ın ötesi hakkındaki düşüncelerini söyleyebilirim.)

Not: Kitaptaki karakterlerin sayısı bir elin parmağını geçmiyor – hepsine yer ayırmak gereksiz. Bazı karakterlerin adlarını ara ara gördüğümüzden ve olay örgüsüne öyle fazla etki etmediklerinden dolayı, yalnızca bu üç karakteri tanıtma gereği duydum. (SPOİLER: Örneğin ana karakterimizin Koruyucular tarafından tutuklanmasını önleyen bir karakter mevcuttur, kendisi ana karakterimiz ile seks yapmanın peşindedir; fakat bu karakter için ayrı bir tanıtıma gerek yoktur.)

Cennetteki o ikiliye bir seçme şansı veriliyor: Özgürlüksüz mutluluk, mutluluk olmadan özgürlük. Üçüncü seçenek yok. O budalalar özgürlüğü seçti ve ne oldu? Tabii ki çağlar boyunca zinciri arzuladılar. Zincirler… anlıyor musun? Dünyanın çektiği acı buydu işte.

Popüler Distopya ve ‘Biz’

Popüler distopya eserlerinin Biz’den esinlendiği çokça yer var.

Örneğin Tek Devlet tarafından makinalar ile Tek Devlet’e bağlı ve Tek Devlet Marşı’nı oluşturan-çalan yapı, Cesur Yeni Dünya’da da mevcuttur.

Aşk gibi ilkel bir kavramın olmadığı, evliliğin olmadığı ve seksin randevular ile gerçekleştiği bunların da katı yasalara bağlandığı Tek Devlet örneği, 1984 kitabında da mevcuttur – yalnız 1984’te seks, aşk gibi yasaklıdır.

Biz’deki Velinimet kavramı, 1984’teki Big Brother ile benzerdir.

(…)

Genel Değerlendirme

Kitabın ilk yarısı oldukça yavaş ilerliyor. Görece doldurma bölümler olduğunu da söylemek mümkün. Başlarda hayâl etmekte zorlanacağınız yerleri, kitap sonuna kadar hayâl edememeye devam ediyorsunuz – bittikten sonra da. Böyle bir muğlaklık, kitaba karşı yargınızı olumsuz yönde etkiliyor. İki güne yayarak toplamda 4 saatte bitirdim kitabı – aklımdaki sorularla.

Kitabı okuduğum için pişman değilim. Sovyet-Rus rejimine ve Sosyalist konjonktüre getirilen eleştirilerin bir kısmına da hak verebiliyorum – oldukça yerinde eleştirilerdir bunlar.

Kaynakça

[1]: SALAYÇİK, Ya., (2004), “Signal ob opasnosti, ugrajayuşçey çeloveçestvu, O romane “Mıy” Yevgeniya Zamyatina”, Desyat luçşih russkih romanov XX veka, Moskva, İzd. Luç.

[2]: ROMANOVA, (2003), Russkiye pisateli XX veka, Slovar-spravoçnik, Moskva, İzd. Flinta -Nauka

Not: Tarihi ve tanıtıma dair bilgileri DergiPark’taki bir makaleden, kitabın distopik eserler ile benzerliklerini de Ekşi Sözlük’ten aldım.

Künye

Kitabın Adı: Biz (Rusça: Mıy)

Yazar: Yevgeni Zamyatin

Sayfa Sayısı: 224

Çeviri: Füsun Tülek

ISBN: 978-975-539-124-3

Puan: 6/10

Not: Ayrıntı’dan okumanızı, İthaki’den uzak durmanızı – çeviri kalitesi sebebiyle – tavsiye ederim. Ek olarak, Ayrıntı’nın önsözünü atlamanızı da tavsiye ederim. Çünkü kitabın sonu ile alakalı bir spoiler içeriyor.

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?
error
Updated: 30 Nisan 2019 — 16:25