UÇAN SPAGETTİ

Evrenin sonuna doğru!

İnceleme: Wytches

Scott Snyder’ın Vertigo ve Image Comics’ten çıkan çizgi romanlarını okumaya devam ediyorum. Geçtiğimiz günlerde Severed adlı seriyi incelemiştik (buradan ulaşabilirsiniz). Şimdi de sıra Image Comics’ten çıkan 6 sayılık Wytches çizgi romanına geldi. Bu çizgi romanı okuduktan sonra Snyder’ın, korku türündeki eserler için neden biçilmiş kaftan olduğunu anlayacaksınız. Yazıda çok fazla spoiler bulunmaktadır. Bu yazıyı okumadan önce çizgi romanı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.

Künye

Yazarlar: Scott Snyder
Çizer: Jock
Renklendiren: Matt Hollingsworth
Yayıncı: Image Comics
Yayın Tarihi: Ekim 2014 – Mayıs 2015
Uzunluk: 6 Sayı
Tür: Korku, Gizem, Gerilim

Neler Oluyor?

Wytches, uzun yıllardır süregelen cadı mitolojisine dair farklı ve ürpertici bir bakış açısıyla yaklaşan bir hikayeye sahip. Şimdiye kadar gördüğünüz cadıların hepsini unutun. Çünkü bu serideki cadılar, binlerce yıl önce mutasyona uğrayarak farklı bir şekilde evrimleşen yaratıklar. İnsanların yoğun bir şekilde hissettiği duyguları sezerek bir şekilde onlarla iletişime geçebiliyorlar.

Çizgi romanın ana karakteri Sail Sailor, psikolojik sorunları olan (anksiyete) bir genç kızdır. Yaşadığı sorunlar yüzünden ailesiyle birlikte daha sakin bir kasabaya taşınmışlardır. Fakat bu kasabada da işler hiç beklenildiği şekilde gitmemektedir. Sail, evlerinin yakınındaki ormandan garip garip sesler duyar ve bazı garip şekiller görür. Ailesi bu gördüklerinin hayal ürünü olduğunu düşünse de bu olay, hiç tahmin edemeyecekleri bir sonun başlangıcıdır. Üstüne üstlük bu taşındıkları “sakin” kasaba acaba sandıkları kadar sakin midir?

Serinin başında bu kasabaya taşınma nedenleri Sail gibi gözükse de ilerleyen zamanlarda görüyoruz ki bunun altında başka nedenler de bulunuyor. Tıpkı Sail gibi ailenin diğer üyelerinin de birtakım sorunları bulunuyor. Kızının yaşadığı psikolojik sorunların benzerini yaşayan Sail’ın babası Charlie, yazmakta olduğu kitap için çevreden biraz uzaklaşarak daha rahat bir şekilde çalışmak istiyor. Babasının bu sakin kasabaya taşınma nedenine bakınca garip bir şey olduğunu görmüyoruz. Charlie, geçmişte yaptığı bazı hatalardan dolayı çok pişman ve bu nedenle kızını her zamankinden çok seven ve kollayan bir baba portresi olarak karşımıza çıkıyor. Bu nedenle, taşınma işinde kızının daha rahat bir şekilde okula gitmesini ve psikolojik sorunlarını geride bırakarak daha rahat yaşamasını ön plana aldığını görebiliyoruz.

Sail’ın annesi Lucy ise yaptığı bir trafik kazasından dolayı tekerlekli sandalyeye mahkum bir şekilde hayatını sürdürüyor. Ayrıca bu kasabaya taşınmayı en fazla isteyen kişi de kendisi. Fakat kızını korumak isteyen anne rolünün altında yatan bir şey de var. Büyük babasının çocuk olduğu yıllarda ailesi bir şekilde Wytches denilen bu cadılarla başı belaya girmiş. O günden beridir süregelen olaylar zinciri de hala peşini bırakmış değil. Bu kasabaya taşınmak istemesindeki en büyük neden de cadılardan uzaklaşarak sakin bir şekilde ailesiyle birlikte hayatını sürdürmek istemesi. Fakat işler hiç de istediği gibi yolunda gitmiyor ve cadılar ile olan hesaplaşması yaklaşıyor.

Çizgi romanın kurgusunun harika olmasından dolayı devamını anlatmak istemiyorum. Hikayenin geri kalanını çizgi romanı okuyarak öğrenebilirsiniz.

İnceleme

Wytches ile ilgili söyleyebileceğim ilk şey, kurgusunun çok güzel bir şekilde yapılmış olması. Son sayıyı okuyana kadar sabretmeniz gerekiyor. Çünkü her sayı parça parça aktarılan hikayeler son sayıda harika bir şekilde birleştiriliyor. Ayrıca her sayıda aile üyelerinin geçmişine de tanıklık ediyoruz. Geçmişe yönelik bu sahneler sadece bir sayıda anlatılabilecekken hemen hemen her sayıya yayılmış bir halde karşımıza çıkıyor. Bu başarılı anlatım şekli sayesinde de seriye olan ilginiz ve merakınız hiç azalmıyor, bütün sayıları peşi sıra okumak istiyorsunuz. Ve de son sayıyı okuduktan sonra ailenin başından geçen bütün olaylara vakıf oluyorsunuz ve kafanızda hiçbir soru işareti kalmıyor.

İsminden dolayı “cadılık” ile ilgili bir çizgi roman okuyacağımı tahmin etmiştim. Fakat böyle bir konsept aklımın ucundan dahi geçmemişti. Cadıların ortaya çıkma şekli çok detaylı bir şekilde anlatılmasa da okuyucuyu ikna edilecek bir şekilde izah ediliyor. Hayatta kalma şekilleri ise oldukça ürpertici. Cadılar ile alakalı hoşuma gitmeyen bir durum oldu. İnsanlarla yaptıkları anlaşmaları nasıl yaptıkları açık bir şekilde gösterilmedi. Bu konuya bir örnekle değinerek biraz detayına girmelerini isterdim.

Çizgi romandaki aile kavramı ve aile üyelerinin birbirleriyle ilişkileri çok güzel bir şekilde yansıtılıyor. Geçmişte hataları olan ve bundan dolayı pişmanlık duyduğu için kızını daha önce hiç olmadığı kadar seven bir baba figürü var elimizde. Öyle ki kızı Sail, psikolojik sorunlarından dolayı kendisini biraz hor görüyor ve ailesinin hak ettiği çocuk olduğunu da düşünmüyor. Fakat babası kızının bu düşüncelerine karşı o kadar güzel bir şekilde cevap veriyor ki Charlie’ye olan sevginiz bir kat daha artıyor. Üstelik son sayıda yaptıkları da düşünülünce bu çizgi romanın kahramanı olarak kendisini görmek işten bile değil. Annesi Lucy ise bu hikâyede beni en çok şaşırtan karakter oldu diyebilirim. Son sayıda gördüklerimiz benim için gerçekten şok etkisi yarattı. Bir anne yüreği nasıl olur da kızını feda etmeye razı olur diye düşünüp durdum. Her ne kadar karakterin geçmişi gösterilse de bir annenin böyle bir şey yapmak isteyeceğini düşünmezdim.

İlk sayıda hastalığından dolayı zayıf bir karakter olarak karşımıza çıkan Sail Sailor, son sayıyla birlikte çok daha güçlü bir hale geliyor. Karakterin gelişimi çok güzel bir şekilde sağlanıyor. Serinin devamı çıktığı vakit, zaman atlamasıyla birlikte karşımıza daha güçlü ve daha korkusuz bir Sail Sailor çıkacak. Bu da beni oldukça heyecanlandırıyor.

Çizimler

Jock‘ın çizimleri kesinlikle harika. Cadıların tasarımı çok güzel bir şekilde yapılmış. Tamamen insan şeklinde değil fakat yine insana benzer bir şekilde tasarlanan bu yaratıkları çok beğendiğimi söylemeliyim. Sadece bunlar da değil. Karakterlerin günlük hayatlarındaki çizimler de gayet başarılı.

Normal renklendirmenin üstüne sulu boya ile efekt verilmesine ilk defa bu çizgi romanda tanık oldum. Gerilimin arttığı sahnelere paralel olarak sulu boyanın da etkisini artırması çok hoşuma gitti. Fakat bu konuda hoşuma gitmeyen bir şey var. Özellikle birkaç panelde hali hazırda karanlık olan çizimlerin üstüne bir de sulu boya vurulması paneli anlamanızı zorlaştırıyor.

Sonuç

Scott Snyder’ın korku türünde verdiği eserleri çok beğeniyorum. Severed ve şu an okumaya devam ettiğim American Vampire gibi Wytches da beni kendisine bağlayan bir çizgi roman oldu. Baştan sona gizemini koruyan, her şeyi güzelce bağlayarak okuyucuyu tatmin eden bir final yapan bu seriyi okumanızı tavsiye ediyorum.

8/10

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?
Updated: 28 Ekim 2018 — 02:47
UÇAN SPAGETTİ © 2018 Sitemizde yer alan içerikleri kaynak belirtmeden paylaşmak yasaktır. Frontier Theme
Scroll Up