İnceleme: The Twilight Zone (2019) 1. Sezon 4. Bölüm “A Traveler”

Orijinal seriyle kıyasla bir türlü beklentileri karşılamayan The Twilight Zone, sezonun dördüncü ve de en zayıf bölümü olan “A Traveler” ile devam ediyor.

A Traveler
Yönetmen: Ana Lily Amirpour
Senarist: Glen Morgan
Oyuncular: Steven Yeun, Marika Sila, Greg Kinnear
Süre: 50 dk.

Konusu Nedir, Neler Oluyor?

Alaska’nın Iglaak kasabasının karakolunda her Noel arifesinde olduğu gibi yine bir eğlence düzenlenmektedir. Yüzbaşı Pendleton tarafından düzenlenen bu partide her sene orada yatmakta olan suçlular arasından bir kişi seçilerek affedilir ve eğlenceye katılması sağlanır.

Polis memuru Yuka, eğlence sırasında karakolda gözaltında olan kimse olmadığı için kardeşini sözde bir suç ile gözaltına alarak karakola getirir ve az sonra serbest bırakılacağını açıklar. Yüzbaşı Pendleton’un her sene yaptığı meşhur konuşmasının vakti gelince ellerindeki suçlunun affedilmek üzere partiye getirilmesini ister.

Yuka, kardeşini getirmek üzere içeriye girdiği sırada kardeşiyle birlikte başka bir insanın daha orada olduğunu görür. Fakat o gün hiç kimse tutuklanmamıştır ve bu adamın içeri girdiğini gören de yoktur.

Kendisini “Turist” diye tanıtan bu gizemli şahıs bir şekilde herkes tarafından kabul görerek eğlenceye davet edilir. Gecenin ilerleyen saatlerinde ise oradaki bazı kişilerin kirli sırlarını ortaya döker ve böylelikle insanlar birbirleriyle tartışmaya başlar.

Partinin sona ermesiyle birlikte karakolda kalanlar Yüzbaşı Pendleton, polis memuru Yuka, Yuka’nın kardeşi Jack ve gizemli Turist olur. Bu noktadan sonra gizemli Turist tarafından söylenen şeyler Yüzbaşı Pendleton ve Yuka’yı karşı karşıya getirir. Gizemli Turist bu karakolun tek amacının kamufle olmuş bir enerji kaynağını (şehre enerji sağlayan merkez) korumak olduğunu açıklar.

Yüzbaşı Pendleton bu bilginin gizli bir bilgi olduğunu söyler fakat daha şaşırtıcı olan şey ise Turist’in, bu kamufle olmuş enerji kaynağının yerinin Yüzbaşı Pendleton tarafından Ruslara ihbar edildiğini söylemesi olur. Turist’in söylemlerine göre Pendleton bir ajandır ve onun sayesinde an itibariyle Ruslar bu enerji kaynağını yok etmek üzere yoldadırlar.

Bu açıklamalar karşısında enerji kaynağına doğru yolan çıkan Pendleton ve Yuka karşı karşıya gelirler. Aralarında geçen bir atışmanın ardından gizemli Turist’in aslında bir uzaylı olduğu ortaya çıkar. Bölgeyi istila etmek için yok edilmesi gerekli olan enerji kaynağının yerini de böylelikle Pendleton sayesinde öğrenmiş olur.

İnceleme: İzlemeye Değer mi?

İyi olabilecekken biraz vasat olmuş bir bölümle karşı karşıyayız. Bu bölümle birlikte gördüm ki bu seri orijinal serinin kalitesine asla yaklaşamayacak gibi duruyor. Şimdiye kadar izlediğim en güzel bölüm olan ikinci bölümün de bir uyarlama olması bu durumu benim için daha açık bir şekilde ortaya koyuyor.

A Traveler, 50 dakika gibi uzun bir süreye sahip olmasına rağmen yapmaya çalıştığı şeyleri yeteri kadar başarılı bir şekilde yapamıyor maalesef. Turist’in ortaya çıkması, insanlarla kaynaşması ve planlarını işlemeye başlaması için neredeyse yarım saatlik bir süre geçiyor. Bu süreyi de yer yer sıkılarak izlediğimi söylemeliyim.

Bu kadar uzun bir süre harcayıp ana konuya geç girmiş olmasına rağmen işlemek istediği konuyu da güzel bir şekilde işleyemiyor. Düşünün ki bir karakolun kodesinde bir anda gizemli bir insan ortaya çıkıyor ve polis memuru Yuka hariç kimse bu kişinin oraya nasıl girdiği ile ilgilenmiyor. Bir anda herkes bu gizemli şahıs ile arkadaş oluyor. Görünen o ki bir anda karakolda tuhaf görünümlü gizemli bir kişinin ortaya çıkması pek de şaşılacak bir şey değil.

Esas meselenin başlamasının ardından da açıkçası olayın pek fazla vurucu bir noktası kalmıyor. Bu bölümün “The Monsters Are Due on Maple Street” bölümü ile birçok benzerliği bulunmasına rağmen istilacı uzaylıların odaklandığı şeyler farklı. Bu bölümde uzaylıların hedefindeki şey bir enerji kaynağı. Ve bu kaynağın yerini öğrenmek için de neredeyse bir gecelerini harcıyorlar. İstila edecek bir teknolojiye sahipler fakat önlerindeki tek engel sadece ufak bir kasabaya enerji sağlayan bir merkez. İnandırıcılık açısından kesinlikle senaryonun en kötü kısımlarından birisi bu konuydu.

Bu durumda anlıyoruz ki bölümün verdiği mesajlar aracılığıyla anlatmak istediği şey dünya genelindeki bir uzaylı istilasından ziyade daha basit bir şey. O bölgenin yerlileri olan Eskimo halkının toprakları da zamanında beyaz Amerikalılar tarafından aynı bu şekilde istila edilmiş. Eskimoların ehlileştirilmeye ve iyi bir şekilde yönetilmeye ihtiyacı olduğunu söyleyerek işgal etmişler. Turist de aynı bu şekilde bu bölgenin yeni yöneticilerinin kendileri olduğunu söylüyor. Yuka’nın kardeşi Jack’in de bölümün sonunda söylediği şey de bölümün vermek istediği mesajın bu olduğunu destekliyor.

Bölümde ayrıca insanların yalan haberlerle, dışarıdan duydukları bir dedikodu ile birbirlerine karşı nasıl düşman kesildiklerini de göstermeye çalışıyor. Ayrıca neredeyse herkes duydukları şeylerin doğruluğuna veya yanlışlığına bu haberin kendilerine sağladığı yarara göre karar veriyor. Yüzbaşı Pendleton’un görevden alınması sonucunda o karakolun yönetimi bir Eskimo olan Yuka’ya verilecekti. Bu durumda Pendleton’un bir vatan haini olduğu yönündeki haberler Yuka için bir gerçeğe dönüştü ve haklı olduğunu düşündüğü şeyi yaptı.

Sonuç

Güzel bir konuya sahip olmasına rağmen bunu yeteri kadar değerlendiremeyip vasatın biraz üstünde bir bölüm ortaya çıkarıldığını düşünüyorum. Orijinal seriden aldığım tadı bu bölümden kesinlikle alamadım.

En büyük dezavantajı sonuç itibari ile çok uzun bir süreye sahip olması. Belki süreyi biraz daha kısa tutarak gerilimi artırabilirlerdi. Bölüm hakkında söyleyebileceğim en güzel şey ise harika performanslara sahip olması. Turist rolündeki Steven Yeun ve Yuka rolündeki Marika Sila oldukça güzel oyunculuklar sergiliyor. Fakat bu performanslar da sezonun şimdilik en kötü bölümü olmasının önüne geçemiyor.

6/10


“The Wunderkind” adlı 5. bölümle Alacakaranlık Kuşağında görüşmek üzere.

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?
error
Updated: 26 Nisan 2019 — 16:33