İnceleme – The Batman Who Laughs: The Grim Knight #1

Kara Şövalyelerin en tehlikelisi kendi sayısıyla karşımızda! Batman Who Laughs’ın planı devam ederken bir yandan da Grim Knight’ın geçmişine tanık oluyoruz.

Yazar: Scott Snyder, James Tynion IV
Çizer: Eduardo Risso
Renklendiren: Dave Stewart

Neler Oluyor?

Hikâye The Batman Who Laughs 3. sayının kaldığı yerden devam ediyor. Fakat pek de fazla ilerlemiyor. Bu sayı The Grim Knight’ın kökenine ışık tutmak amacıyla yazıldığı için hâliyle olması gereken de buydu zaten. Grim Knight, önceki sayıda ele geçirdikleri Gordon’ı planları doğrultusunda belirli bir yere götürürken bir yandan da kendi evrenindeki orijinini okuyoruz.

Joe Chill’in ailesini öldürmesinin ardından küçük Bruce Wayne, annesinin incilerini aramak için katilin yere bıraktığı silahı alarak Joe Chill’e doğrultuyor ve ufak bir beklemeden sonra tetiği çekiyor. O günden sonra tıpkı bildiğimiz Batman gibi uzun süren yıllar boyunca eğitim alıyor. Fakat her iki Batman arasında büyük bir fark bulunuyor. Grim Knight, öldürme konusunda tereddüt etmiyor. Dahası karşılaştığı bir tehlike karşısında yaptığı ilk şey silahını almak ve tetiği çekmek oluyor.

Grim Knight’ın şehrin kontrolünü tamamen ele geçirmesinin ardından Gordon, adeta bir anarşist gibi Bruce Wayne’e meydan okuyor ve son hamlede kazanan da Gordon oluyor. Bu durum da bizi sayının günümüzde geçen kısmına getiriyor.

Grim Knight, kendi metodunun daha iyi olduğunu Gordon’a kanıtlamak istiyor fakat bu dünyadaki Gordon’ın bu durum için yetersiz olduğunu fark ediyor. Silahı kafasına dayıyor ve tetiği çekmek üzereyken Batman Who Laughs devreye girerek Gordon için çok daha kötü planları olduğunu söylüyor ve sayı da burada sona eriyor.

İnceleme: Nasıl Olmuş?

Bir süredir merakla beklediğimiz The Grim Knight solo sayısına nihayet kavuştuk. Nasıl olmuş sorusuna özetin de özeti şeklinde vereceğim cevap kesinlikle harika diyerek incelemeye başlamak istiyorum.

Bu sayının aslında şu an devam etmekte olan hikâye ile bir bağlantısı olacağını düşünmemiştim öncelikle. Sadece Grim Knight’ın orijinine odaklanacaklarını düşünmüştüm. Fakat orijin hikâyesinin finalinin Gordon’a bağlandığını görünce, normal hikâyedeki Gordon mevzusuyla birleştirmiş olmaları gayet güzel olmuş.

Grim Knight’ın kökenini anlatma konusunda Year One’ı örnek almaları ve benzer sahneleri ufak değişikliklerle sunmaları kesinlikle muhteşem olmuş. Aynı zamanda da sayının en iyi kısmını bu sayfaların oluşturduğunu düşünüyorum.

Year One’da olduğu gibi yıllarca eğitim alıyor Bruce Wayne. Fakat bu eğitimlerin ufak bir de sonucu var. Grim Knight aldığı silah eğitimlerini en büyük avantajı hâline getiriyor. Tereddüt etmeden tetiği çekiyor. Dünyanın en ölümcül insanına dönüşüyor.

Fakat kötülükle mücadele etmek adına silahların bile yeterli olmayacağını fark ediyor Grim Knight. Gotham’ın ölüm meleği olmak için daha ölümcül bir şeye daha ihtiyacı olduğunu anlıyor. Tıpkı Batman gibi o da kötüleri korkutacak bir şey arıyor. Beklediğimiz gibi tam da o anda odaya bir yarasa giriyor. Böylelikle yarasa olmaya karar veren Grim Knight, odaya giren yarasayı da öldürüyor.

Year One ile olan ufak farklılıklar arasındaki en çok sevdiğim ana gelelim şimdi. Bildiğimiz Year One hikâyesinde Batman Gotham mafyasına meydan okurken “Ziyafetiniz sona ermek üzere. Artık hiçbiriniz güvende değilsiniz.” demişti. Fakat Grim Knight ise yaptığı baskın sırasında daha kesin bir konuşma yaparak işi oracıkta bitiriyor. “Ziyafetiniz sona erdi. Artık hiçbiriniz güvende değilsiniz.”

Year One ile olan sayfaların tümü harika ve bu sayfalarda yukarıda anlattığım ufak farklılıkların yer alması da Batman ve Grim Knight arasındaki farkı ortaya koyarak bu panelleri muhteşem bir hâle getiriyor.

Bu sayıda aynı zamanda Grim Knight’ın sorgusuz sualsiz Batman Who Laughs’ın emri altında olmadığını da görüyoruz. Batman Who Laughs Gordon için türlü işkenceler hazırlamış gibi gözüküyor fakat Grim Knight, kendi yolunun daha iyi olduğunu göstermek adına Gordon’ı farklı bir şekilde kullanmak istiyor. Ama bunun için de Gordon’ın, kendi evrenindeki Gordon’ın aksine yetersiz olduğunu görünce öldürmek istiyor. Anlaşılan Batman Who Laughs’ın yapacakları şeyler karşısında ölüm çok merhametli bir şey kalıyor olacak ki Batman Who Laughs o anda müdahale ediyor. Batman Who Laughs’ın Gordon için hazırladığı şeyler doğrultusunda Barbara’nın evini kamerayla izlemesi de aklıma ilk olarak Killing Joke hikâyesini getirdi. Sonuçta Batman Who Laughs’ın içinde de bir Joker yer aldığını düşününce acaba benzer bir şekilde mi işkence edecekler diye düşünmedim değil.

Son olarak değinmek istediğim şey de Grim Knight’ın yaratmış olduğu Gotham distopyası. Ütopya mı distopya mı tartışmasına mahal vermeyecek şekilde bir evren kurmuş adeta. Bütün insanları izliyor, tıpkı George Orwell’ın 1984 romanında Big Brother’ın izlediği gibi. İşlenen bir suçu hemen cezalandırıyor, işlenmek üzere olan bir suçu fark edince potansiyel suçluyu hemen oracıkta öldürüyor. Bunun sonucunda da şehrin insanları Grim Knight’a zoraki bir şekilde sevgi ve saygı göstermek zorunda kalıyor. Çünkü bu evrende iyiler de tıpkı kötüler gibi Grim Knight’tan korkuyor.

Varyant kapak çizeri: Gabriel Dell’Otto

Çizim, Renklendirme

İki farklı tarzda resmedilmiş bir sayı var karşımızda. Günümüzde geçen kısımlar Jock’un çizimlerini anımsatıyor. Eduardo Risso tıpkı onun gibi harika çizmiş olmasının yanı sıra oldukça benzer bir tarzda da çizmiş. The Batman Who Laughs’ın devamı olan kısımlar böylelikle aynı şekilde devam etmiş. Diğer yandan da flashback sahnelerinin çizimleri de hayranlık uyandıracak biçimde gözlere şenlik vermiş. Özellikle Year One sayfaları, Dave Stewart’ın muhteşem renkleriyle olağanüstü bir hâl almış.

Sonuç

Bir süredir beklediğimiz The Grim Knight, beklentileri boşa çıkarmayacak güzellikteki bir sayıyla, yaşayan en ölümcül insan ve en tehlikeli Kara Şövalye’nin kökenine ışık tutuyor. Hem ana seriyi takip edenlerin hem de karakteri merak edenlerin muhakkak okuması gereken harika bir tek sayılık çizgi roman olmuş.

8.5/10

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?
Updated: 14 Mart 2019 — 00:13