İnceleme: The Batman Who Laughs #3

Batman’in, Batman Who Laughs ve Grim Knight’a karşı verdiği mücadele üçüncü sayısında da hız kesmeden devam ediyor. Bu sayıda Batman, büyük bir taktik değişikliğine giderek beklenmedik olanı yapıyor.

The Batman Who Laughs #3
Yazar: Scott Snyder
Çizer: Jock
Renklendiren: David Baron

Neler Oluyor?

Batman ve Gordon, çaresiz bir şekilde Gordon Jr.’dan yardım almaya çalışıyor. Bir psikopatı yok etmek için başka bir psikopat kullan tekniği ile Gordon Jr.’ı kullanarak The Batman Who Laughs’ın Gotham’a saldıracağı yolu bulmayı deniyorlar.

Üçlünün yaptığı görüşmeyi ise tek kişilik ordu olan Grim Knight basıyor ve Gordon’ı istiyor. Girdikleri kısa bir mücadele sonucunda Grim Knight, kurnazca hamleleri sayesinde amacına ulaşıyor ve Batman bir kez daha mağlup oluyor.

Bu sırada Batman Who Laughs, Penguen’in mekanını ziyaret ediyor ve bu kısımda bazı şaşırtıcı şeyler görüyoruz. Batman’in nihai düşmanının genel olarak Joker olduğunu düşünülmüştür. Fakat Batman Who Laughs’ın dediğine göre Batman’in nihai düşmanı Penguen’miş. Birçok evrende işin sonunda bu ikili karşı karşıya geliyormuş. Bazı evrenlerde Batman kazanıyor, bazılarında ise Penguen. Bir tanesinde ise savaşmak yerine bir nevi ortaklık kuruyorlar. Son olarak ise Batman Who Laughs, Matches Malone’u ifşa ederek olay yerini terk ediyor.

Batman ile Gordon Jr. planları üzerinde çalışırken bir darbeyi de Joker vuruyor. Yaralı ve göğsü açık bir halde ayağa kalkıp Alfred’in elinden kaçıyor. Bu son olay ise Batman’in olaylara farklı bir açıdan bakmasına neden oluyor ve planını tamamen değiştirerek, asla yapmaz denilen bir şeyi yapıyor. Joker toksinine teslim olarak Batman Who Laughs’a dönüşüyor.

İnceleme

Hemen yukarıda görmekte olduğunuz müthiş açılış sayfasıyla başlamak istiyorum. Snyder, Yeni 52 döneminde de sıkça başvurduğu şekilde, sayının tümüne ve özellikle de finaline yönelik bir ipucu ile başlıyor sayıya. Çukurdan tırmandığını hayal et ve bunu gerçeğe dök. İşin önemli kısmı hayal etmekte, planlamakta yer alıyor. Bildiğiniz gibi Batman de tüm hayatını planlar üzerine kurmuş birisi. Peki bu peşi sıra gelen planların başlangıç noktası neresiydi? Bruce’un çalışma odasının penceresinden yarasanın girdiği an mı? Ailesinin gözlerinin önünde öldürüldüğü an mı? Yoksa çukurdan çıkmaya çalıştığı an mı?

Her defasında bir plan yapıp bu plana göre hareket eden ve bir şeyler elde eden Batman, bazı zamanlarda da hiçbir şey elde edemiyor haliyle. Daha kötüsü ise elde ettiği bu şeyin, öngörülerinde yer almayan tamamen farklı bir şey olması. Bu sayıda da işte tam olarak bu durum gerçekleşiyor. Henüz ilk sayfada bize bir ipucu veriyor Snyder, Batman’in planları bu sefer bir şey kazandırmıyor ve sonuç olarak imkansız bir durumda buluyor kendisini.

Snyder’ın Batman’ini her daim seven birisi olarak, kendisine olan sevgim ve saygım bir kez daha arttı. Bu sayıda Batman’in yaptığı şeyi özellikle yarasalara bağlaması da olayı daha muhteşem bir hale getiriyor. Bir yarasa, yer altından gelen bir elçidir. Sana ne olman gerektiğini söylemez, ne yapman gerektiğini söyler.

Peki ya bitti mi? Hayır.

Yazarın bir diğer hünerini de Batman Who Laughs ve özellikle de Grim Knight karakterleri üzerinde görüyoruz. Bu iki karakter her ne kadar Dark Multiverse’den gelmiş olsalar da, birisi besin zincirinin son halkası (Apex Predator) ve diğeri de tek kişilik bir ordu olsa da sonuç olarak bu ikili aynı zamanda da birer Bruce Wayne. Ve bu ikilinin olduğu panelleri okurken bu durumu hissediyorsunuz. Özellikle Batman Who Laughs ile Penguen’in ve Batman ile de Grim Knight’ın karşılaştığı sayfalarda bu durum çok güzel bir şekilde yansıtılıyor.

Grim Knight severler olarak bu sayıda da yüzümüz güldü. Kendisi hakkında yeni bir bilgi daha öğrendik. Geldiği evrende koca Gotham’ı kendi “mağarası” haline getirmiş. Askeri bir üs kurmuş anlayacağınız. Fakat burada bir olumsuz eleştiri de yapmak istiyorum. Batman ile olan karşılaşmasında açıkçası sonucun ne olacağını Batman silahını doğrulttuğu anda tahmin ettim. İşin biraz kolayına kaçıldığını düşünüyorum. En azından Grim Knight’ın bu tuzağa düşmemesini beklerdim.

Batman Who Laughs, şeytani planına devam ediyor ve artık amacını da öğrenmeye başlıyoruz. Kendisi hakkında en merak edilen şeylerden birisi önümüzdeki sayıda ortaya çıkacaktır sanırım. Maskeyi neden takıyor ve nasıl görüyor?

İlk sayının sonunda Joker’in önerdiği ve yok canım daha neler dediğimiz şey de bu sayının sonunda gerçekleşiyor. Olacakları çok büyük bir şekilde merak ediyorum. Batman, Dark Multiverse kötülerini yok ettikten sonra (artık nasıl yapacaksa), bu sefer de kendisini yine kendisinden kurtarması gerekecek.

Ve son olarak… Joker…???

Çizim & Renklendirme & Kapaklar

Jock bu sayıda yine güzel bir iş çıkarmış. İlk sayfadaki çizimler özellikle hoşuma gitti ve bana Yeni 52 tarzını hatırlattı. Fakat kendisine asıl alkışı Joker’in göğsü açık bir şekilde ayakta durduğu sahneye veriyorum. Son sayfa da yine aynı şekilde bir süre akıllarda yer edecek.

Bu serinin kapak çizimleri zaten güzel, bu konuda bir eksiği yok. Ama değinilmeden geçilemeyecek bir artısı var ki o da muhteşem varyant kapakları. Üçüncü sayıda kalemi eline alan Riccardo Federici yukarıda görmekte olduğunuz muhteşem kelimesini manasızlaştıracak olan kapağı çizmiş. Yılın varyant kapağına şimdiden adaylığını yazdırdı.

Sonuç

İlk iki sayıdan farklı olarak bir geçiş sayısı olduğunu düşünüyorum. Batman’in bir şekilde farklı bir şeye dönüşmesi gerekiyordu ve bunun için de bu sayı gerekliydi. Veya diğer bir deyişle bizleri bekleyen muazzam olaylar için öncelikle bu sayıdaki olayların gerçekleşmesi gerekiyordu. Sonuç olarak gerçekleşti de. Daha fazla geç kalmadan trene atlayın ve Batman’in, karanlık versiyonlarına karşı verdiği mücadeleye tanıklık edin.

8.5/10

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?
error
Updated: 10 Nisan 2019 — 17:18