UÇAN SPAGETTİ

Evrenin sonuna doğru!

Hakan: Muhafız | The Protector İlk Sezon İncelemesi

Sonunda Netflix yapımı ilk Türk dizisi The Protector‘ı (Hakan: Muhafız) izleyebildim. Ve beğendim de gayet kendisini merak ettirip izletiyor. Üstelik senaryosunun bir kitaptan baz alınarak yapılması ilgi çekici. Fakat üzüldüğüm bir nokta var o da iyi bir dizi diyebilir miyim dediğim zaman aklıma gelen ilk yanıtın ”yavan” olması. Bu yazımda ise The Protector’un neden iyi bir dizi olmamasına değineceğim. Tabii bolca spoiler olacak!

Konusu 

Kapalıçarşı çocuğu olan Hakan, atalarından ona kalan görevi üstlenip İstanbul’u kurtarmak için Ölümsüz olanı öldürmek zorundadır.

Senaryo ve Kurgu

Öncellikle dizinin bir kısmını orijinal dilinde izlerken birazını da İngilizce dublaj ile izledim. Açıkçası İngilizce dublajlı halini daha çok beğendim. Bunda kendi dilimizde alışkın olmadığımız bir yapımı izlemenin etkisi olduğu gibi bazı diyalogların yapaylığından da kaynaklandığını söylemem gerekiyor. Şimdi tek tek geçen diyalogları yazmak istemiyorum ama spesifik bir örnek vermem gerekirse; ilk bölümün sonunda Hakan kendisine miras kalan ve onu dış etkenlerden koruyacak gömleği giyer ve ona ateş etmeleri rağmen hayat kalmasıyla bir şok geçirir ve haliyle olaylara inanamaz, ikinci bölümün başında ise Zeynep‘in ”Ben buna bu sefer gerçekten gömleksiz ateş edeceğim.” derken karakterin yaptığı mimikler ve o ukala tavırlar aşırı yapaydı. Yani bu kadar bizden uzak olmayı geçtim kendisini karşılaştırabileceğimiz diğer yapımlardan da uzak olmaya gerek var mıydı?

Maalesef senaryo anlamında en büyük sıkıntı bu değil. Artık senaryo tembelliğinden mi desem yoksa senaristlerin zayıf kalmasından mı bilinmez birçok senaryo açığı ortaya çıkıyor. Bir yerdeyken diğer yere ışınlanma olaylarını saymayacağım, onu görmezden gelip tolere edebilirim ama ana karakterin alt yapısını oluşturabilecek bir olaydaki detay göze çok batıyor. Yani bir düşünün sizi herhangi bir dış etmenden koruyan bir gömlek var ama siz bunu çıkartıyorsunuz. Bunun sonucunda da hem aileniz ölürken hem de siz ölüyorsunuz. Gömleği o an neden giymediği, İstanbul’u korumak yerine ailesini korumayı, sevgiyi seçti diyerek klişe olsa da açıklanıyor. Hakan dizinin son bölümlerine kadar hiç çıkarmadı, herhangi bir sorun yarattığını da duymadık. Peki babası neden duştayken çıkartmak zorunda kaldı? Hakan herhalde hiç duş almadı. Hiçbir açıklama olmayınca ben bunu anlıyorum. Bir kaç tane daha buna benzer açıklanmayan olaylar oluyor. Hatta bir karakterin ”üzümünü ye bağını sorma” deyip geçiştirdiği olaylar var ki onlara girmek istemiyorum.

Gelelim dizide bulduğum en mantıksız yere. Dizinin ilerleyen kısımlarında Muhafız kanıyla önceki Ölümsüzlerin tekrar canlanabileceğini öğreniyoruz. Zaten ana kötünün de amacı karısını tekrar canlandırmak. Biraz klişe gözükse bile sırf kötü olmak için olmaması, kısmende olsa anlaşılabilir bir amacı olması gayet güzel gözüküyor ama neden önceki Muhafız’ı öldürürken kanı alıp eşini canlandırmadı ki? Ve yaklaşık 20-30 sene önce ölen eşi Rüya ile Mergen‘in mezarı nasıl Ayasofya’da daha yeni bulunmuş bir odanın içinden çıkabiliyor? Yani böyle bir şey yaptınız neden herhangi bir açıklama yapmıyorsunuz. Hayır her Ölümsüz Ayasofya‘da yaratıldığı için mezarları da büyüsel bir şekilde oraya ışınlanıyor bu yüzden mezarları orada ve bu nedenden de Hakan’ın babasının kanını almadı deseler; kabul edilebilir diyebilirdik. Maalesef hiçbir açıklama yapılmıyor. Böyle olunca da ne hikayenin ne de karakterlerin inandırıcılığı kalıyor.

Yukarıda saydığım sorunların yanında karakterlerin altyapısını zayıf buldum. Bunlardan bir tanesi olan Okan Yalabık (Faysal) hakkında yukarıda az çok bahsettim. Belli bir misyona sahip anlaşılabilir bir karakter olsa da yapılan büyük hatalar yüzünden tüm bu iyi işler gölgeleniyor. Hem de Okan Yalabık’ın iyi oyunculuğuna rağmen. Diğer karakter ise Mehmet Kurtuluş (Mazhar) da oyunculuk olarak çok iyi bir iş çıkardı. Özellikle kefaret ödemesi için kendisini kırbaçladığı sahne gayet güzeldi ama sırf Ölümsüz sanki oymuş gibi gösterme çabasına girerek karakteri harcadıklarını düşünüyorum.

Aslında daha konuşacağım çok olay var. İlk bölümlerde ölen iş adamının unutulması, Hakan’ın herkesin içinde vurulmasına, rağmen üstelik videoya kayıt olan bir turist olduğunu öğreniyoruz ama nedense bu hiçbir şekilde yankı yapmıyor. Sanırım kurşun yemesine rağmen ayakta dimdik duran bir insan normal olsa gerek. O yüzden yargılamadan devam ediyorum. Bir sadık olan Emir ölüyor, üstünden günler geçiyor ama ailesi nedense peşine düşmüyor. Hakan’ın üvey babası ile kardeş olarak gördüğü adamı kaybetmesine rağmen bu olayların onda iz bırakmaması ve direkt olarak aşık olup Muhafız olayını çabuk bir şekilde benimsemesi gibi saydıkça gidebilir.

Oyuncu Performansı 

Okan Yalabık ve Mehmet Kurtuluş hakkında zaten bahsettim. İkisi de iyi oyuncular, rollerinin de hakkını vermişler. Çağatay Ulusoy içinde iyiydi diyebilirim. Aslında iki ana kadın oyuncu Ayça Ayşin Turan (Leyla) ve Hazar Ergüçlü (Zeynep) ile Yurdaer Okur (Kemal) dışında oyunculukları başarılı buldum. Yanlış anlaşılma olmasın oyuncuları suçlu bulmuyorum. Özellikle Kemal karakteri bayağı zayıf yazılmış. Ayrı bir parantez açmak istediğim kişi ise Mehmet Yilmaz Ak‘ın canlandırdığı Tekin’in karakteri. Dizideki ilginç karakterlerden birisiydi. Ölümü her ne kadar güzel olsa da keşke biraz daha görebilseydik. Saygın Soysal (Mergen) ve Burçin Terzioglu (Rüya) ile ilgili çok bir şey göremedik, o yüzden konuşamayacağım.

Sinematografi ve Görsel Efektler, Müzikler

Şimdi açık konuşalım malum sahneyi eminim diziyi izlemeyen kişiler bile sosyal medya sayesinde gördü. Gerçekten de bütçenin azlığından olsa gerek bu konuda dizi bayağı bir kötü. Özellikle son bölümde Hakan’ın kanının mezarlara doğru gitmesi çok kötüydü. Sanırsın sene 2007, Spider-Man 3 filminden bir simbiot sahnesi koymuşlar gibi. Keşke diğer Ölümsüzlerin mezarları o yerin altında olsaydı da kan oraya aksaydı. Daha güzel olurdu gibi geliyor. Neyse bu konuda çok yüklenmeye gerek yok. İmkanları daha iyi olsaydı eminim daha iyi bir iş çıkartırlardı.

Dizide açıkçası geçmişi gösterdikleri kısımları sevdim. Keşke bunu diğer bölümlerde de gösterselerdi. Hem Muhafızlar hakkında bilgi öğrenirken geçmişte neler olduğunu merak ediyorduk. Bu durumda sürekliliği artıran etkenlerdendi. Dizide İstanbul’u göstermelerini ve kullanılan mekanları da sevdiğimi söylemem gerek. Özellikle tarihi yerlere bu kadar değinmeleri güzel olurken İstanbul’a ihanet ettik diyenleri de güzel bir şekilde kınıyorum.

Yinede şunu söylemem gerek bazı sahneler çok gereksiz yer kaplamış. İlk bölümde Hakan’ın bir kızla beraber olurken sadece yuvarlandıklarını göstermeleri veya Zeynep ile Profesörün birlikte olduktan sonra konuştukları sahne, hangi amaca hizmet ediyor çözemedim. Ülkemizdeki durumu anladığım için bir şey demek istemiyorum ama keşke hiç yapmasaydınız o zaman. Aksiyon sahneleri ise bayağı bir azdı. Pek anlamadığım ve ortaya bir Daradevil kalitesinde bir şey beklemediğim için fazla bir şey demem doğru olmaz.

Müziklere gelecek olursak Mode Xl, Cem Karaca ve Fikret Kızılok duymak güzeldi ama dizinin sanki kendi müziği hiç yoktu veya benim dikkatimi çekmedi. Her iki durum da benim için eksi. Bu tarz kahramanlık hikâyelerinde bir izleyici olarak epik bir tema müziği duymak hem diziye hem de karaktere bağlanmamızı sağlayan bir etmen. Şöyle balkan ağırlıklı bir müzik çok yakışırdı.

Sonuç 

Şimdi diziyi beğendim deyip nasıl bu kadar gömersin, ilk kez böyle bir şey deneniyor gibi argümanlar öne sürebilirsiniz. Fakat tam da bu yüzden kötü yanlarını eleştirel bir şekilde dile getirmeliyiz ki bu hatalar yapılmasın. Üstelik daha ilk denemede iyi bir dizi olabilecekken böyle yavan kalması üzücü. Her şeye rağmen bu diziyi izleyip sosyal medyadan veya herhangi bir yerden eksiklerini dile getirip, ikinci sezonda daha kaliteli bir şekilde dönmeleri için desteklemek gerektiğini düşünüyorum. Yani IMDb gibi yerlerde sırf Türk dizisi diye yüksek puanları vermekle destek olunmaz.

PUAN: 6.5/10

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?
Updated: 16 Aralık 2018 — 21:42
UÇAN SPAGETTİ © 2018 Sitemizde yer alan içerikleri kaynak belirtmeden paylaşmak yasaktır. Frontier Theme
Scroll Up