UÇAN SPAGETTİ

Evrenin sonuna doğru!

Haftalık Çizgi Roman İncelemeleri #5 – 16/05/2018


batman 47Batman #47

Yazar: Tom King
Çizer: Tony Daniel
Yayımcı: DC Comics

The Gift hikayesi nihayet bu sayı ile birlikte sona erdi ve şu saçma düğün ile alakalı sayılar başlayacak. Önceki sayıda gördüklerimizin üzerinden bir sene geçmiş ve Bruce Wayne, Booster Gold’un zaman makinesini kullanarak geçmişe gitmek ve ailesini kurtarmak istiyor. Sonuç olarak başaramıyor tabii ki ve Booster sayesinde her şey normale dönüyor. Bu hikayenin önemi neydi, bize neyi gösterdi, Booster Gold aptal mı? Bu hikaye ile alakalı aklımda kalan üç soru bunlar. Sadece hiçbir manası olmayan bir başka hikaye daha. Her şey normale döndükten sonra Batman ağzını açıp iki çift kelime bile demiyor. Sonuç neydi, yani ne oldu? Batman ile alakalı olmasa da olan şu; insanlar Booster Gold’dan nefret etti. Sosyal medyada gördüğüm kadarıyla ilk defa Batman okuyup Tom King’e tapanlar derneği, şimdi de Booster Gold’u aptal ve gereksiz bir karakter olarak görüyorlar. En azından sevmediklerine eminim. Daha kötü bir haber ise Tom King’in Booster Gold serisi yazacak olması. Ne desem bilmiyorum. Tony Daniel’ın çizimlerini yine beğendim fakat hikayenin etkisiyle birlikte insanın çizimlerden de zevk alası gelmiyor. Toparlayacak olursam, kesinlikle uzak durulması gereken ve bir daha lafı açılmamak üzere raflara kaldırılması şart olan bir hikaye.

Hikaye: 1/5
Çizim ve Renklendirme: 4/5


Justice League No Justice 2Justice League: No Justice #2

Yazarlar: Scott Snyder, James Tynion IV, Joshua Williamson
Çizer/Renklendiren: Francis Manapul & Hi-Fi

No Justice, ikinci sayısında da tıpkı ilk sayıda olduğu gibi beklentilerimi karşılayıp daha fazlasını istememe neden oluyor. Önceki sayıda hatırlayacağınız üzere evrenin geleceğinin Brainiac’ın elinde olduğunu söylemiştim. Fakat Waller’ın yaptığı gereksiz bir hamle yüzünden planda aksamalar oldu. Bu sayıda kahramanlarımız, aralarındaki tartışmalara Lex Luthor ve Martian Manhunter sayesinde bir nokta koyarak ve ellerindeki verileri kullanarak Brainiac’ın planını uygulamaya koyuyorlar. Takımların neden bu şekilde kurulduğu, özellikle neden bu karakterlerin seçildiği bu sayıda iyice anlaşılıyor. Yani her karaktere özel bir detaylı açıklama yok tabii ki ama az çok yorum yapılabiliyor. Ayrıca takımların üzerine düşen vazifeyi ve Omega Titanları durdurma yolunu iyice anlıyoruz. Bu serinin en güzel yanlarından birisi kesinlikle karakterleri. Bu sayıda özellikle uzun süredir özlediğimiz Martian Manhunter’ı takımda iyice yer edinmiş bir halde görmek okuma keyfini artırıyor. İkinci sayının yıldızları ise kesinlikle Beast Boy, Lobo, Lex Luthor ve Starro. Karakter çeşitliği bu denli fazla olup böyle eğlenceli ve okuması keyifli bir hikaye olacağını beklemiyordum. Sayının sonunda ise ilginç bir cliffhanger ile birlikte üçüncü sayıyı beklemeye koyuluyoruz. Acaba Brainiac dediğim gibi evrenin kurtarıcısı olmayabilir mi? Veya bunu yaparken başvurduğu yollar kahramanlarımız tarafından ne derece kabul görecek? Bu soruların cevabı için, Manapul’un harikalar yarattığı bu serinin üçüncü sayısını büyük bir keyif ve merak ile bekliyorum.

Not: 4/5


gideon falls 3Gideon Falls #3

Yazar: Jeff Lemire
Çizer/Renklendiren: Andrea Sorrentino & Dave Stewart
Yayımcı: Image Comics

Gideon Falls üçüncü sayısında gizemler çözülmeye başlar gibi olurken bir anda yeni gizemler oluştu. Norton, laboratuvarından çalınan parçalardan dolayı evine tuzaklar kurarak güvenlik önlemleri alıyor. Doktor Xu önceki sayıda gördüğü The Black Barn’ın (Kara Ambar) ardından Norton ile konuşmaya gelerek gizemin içine bir şekilde dahil oluyor. Fakat şimdilik biraz pasif kalacak gibi. Gördüklerinin gerçekliğinden içten içe şüphe etmiyor gibi gözükse de bunu Norton’a belli etmemeye çalışıyor. Fred ise üzerindeki suçlamalardan kurtulduktan sonra kilisede yaptığı konuşmadan sonra yerel halk ile ilişkisini ilerletiyor. Kilisenin yer döşemesinin içinden şans eseri (veya kaderin bir oyunu) bulduğu eski gazete haberleri ve bir mektup nedeniyle Doktor Sutton isimli birini ziyarete giderek, kendisini hiç beklemediği bir durumun içinde buluyor. Doktor Sutton’un söylediğine göre Papaz Fred, Gideon Falls kasabasında sürmekte olan kutsal savaşın en yeni askeridir.

Hikayenin ilerleme biçimi gerçekten harika. Gideon Falls genel olarak büyük bir gizeme sahip olan fakat her ufak detaya da gizem serpiştirerek insanı sıkan bir seri değil kesinlikle. Norton ve Fred’in karşılaşmalarını çok merak ediyorum. Bu savaşın içinde başka kimler yer alacak? Ve en önemlisi de neye karşı savaşıyoruz? Önümüzdeki sayıları büyük bir heyecanla bekliyorum.

Sorrentino’nun yine bütün marifetlerini gözler önüne serdiği bu harika sayıyı ve dahası bu harika seriyi kesinlikle kaçırmayın.

Not: 4.5/5


deathbed 4Deathbed #4

Yazar: Joshua Williamson & Riley Rossmo
Çizer/Renklendiren: Riley Rossmo & Ivan Plascencia
Yayımcı: Vertigo Comics

Çılgın bir seri olan Deathbed’in dördüncü sayısında çılgından da öte olan baş karakterimiz Luna, hafızasında bir sorun olduğunu düşünerek geçmişinde bir yolculuğa çıkıyor ve iç dünyası hakkında bizlere bir şeyler gösteriyor. Diğer bir karakterimiz olan Val ise yaşadığı tüm ölüm tehlikelerine rağmen yine de bu maceradan içten içe vazgeçmek istemiyor. Bu sayıda Val, kendi sınırlarını aşarak beni şaşırttı biraz ve bu oldukça da hoşuma gitti. Val’ın geçmişi de en az Luna’nın geçmişi kadar dikkat edilmesi gereken şeyler içeriyor. Önceki sayıya göre daha güzeldi bu sayı. Gidişattan memnunum. Sadece hikayenin sonu acaba nereye varacağını kestirmekte zorlanıyorum. Bu sayının çizimleri yine bayağı güzeldi. Sıradaki sayıyı merakla bekliyorum.

Not: 4/5


infidel 3Infidel #3

Yazar: Pornsak Pichetshote
Çizer/Renklendiren: Aaron Campbell & Jose Villarrubia
Yayımcı: Image Comics

Bu aralar okuduğum favori korku serim Infidel’ın, üçüncü sayısı hiç beklemediğim kadar güzeldi. Üçüncü sayıda olaylar biraz hızlandı, yan karakterler iyice dahil olmaya başladı. Aslında sayı hakkındaki tek şikayet edebileceğim şey, bu yan karakterlerin bir anda bu denli işin içine girmesi oldu. Yani önceki sayılarda bu kadar aktif değillerdi. Keşke daha ilk sayılardan beri daha göz önünde olsalardı. Çünkü bir ara bu kimdi, şu neciydi durumu oluşmaya başladı. Fakat bu çok küçük bir şikayet, zaten sayının başında özet ve karakterler kısmı da var. Bu nedenle bu şikayetim es geçilebilir. Gelelim sayının güzel yanlarına. Öncelikle sayı inanılmaz derecede ürpertici. Korku ögelerini çok harika bir şekilde kullanıyorlar. Bu sayıda Aisha’nın önceki sayıda yaşadığı olaydan dolayı hastanede yatıyor olmasından dolayı, işlenen cinayetin kim tarafından yapıldığı bilinemiyor. Bu da bizi karakterler arasındaki tartışmalara ve özellikle de ırkçılık hakkındaki harika panellere götürüyor. İnsanı düşüncelere sevk eden, gerçekten güzel diyaloglar vardı bu sayıda. Ayrıca hikaye açısından olayların geçtiği binanın kaderi de yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başlıyor. Bu sayıyı gerçekten çok beğendim. Infidel, harika çizimleriyle birlikte kesinlikle takip ettiğim en iyi serilerden birisi şu anda.

Not: 4.5/5


Gelecek hafta için tavsiyeler:

  • Detective Comics #981: Batmen Eternal hikayesinin finali ve ayrıca Tynion runının sonu.
  • The Flash #47: Flash War başlıyor.
  • Justice League: No Justice #3: Starro, Beast Boy, Lobo vs.

 

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?
Updated: 11 Kasım 2018 — 21:29
UÇAN SPAGETTİ © 2018 Sitemizde yer alan içerikleri kaynak belirtmeden paylaşmak yasaktır. Frontier Theme
Scroll Up