UÇAN SPAGETTİ

Evrenin sonuna doğru!

Gideon Falls #1 İnceleme

Yazar: Jeff Lemire
Çizer/Renklendiren: Andrea Sorrentino & Dave Stewart
Yayımcı: Image Comics

Uzun bir süredir beklenen ve yazar-çizer ikilisinin önceki başarılarından dolayı oldukça heyecan uyandıran Gideon Falls, ilk sayısının dün yayınlanmasıyla birlikte okuyucularla buluştu. Ben de herkes gibi büyük bir merak ve beklenti ile sayıyı okudum ve gönül rahatlığıyla diyebilirim ki harika bir eserin başlangıcına tanıklık ediyoruz.

Gideon Falls, ilk sayıda gördüğümüz kadarıyla tıpkı günümüz dünyası gibi kötülüğün her köşe bucakta kol gezdiği bir dünyada geçiyor. Bu dünyanın keşfine ise, ilk sayıda hikayeleri anlatılan iki karakter eşliğinde çıkıyoruz.

Norton Sinclair, karşımıza çöplüklerde gezip özel parçalar toplayan biri olarak çıkıyor. İlk olarak ne yaptığı hakkında bir fikir edinemiyoruz fakat daha sonra görüyoruz ki aslında Norton, kendince büyük bir amaca hizmet ediyor. Dünyada kol gezen kötülüğün, bu topladığı çöp parçaları ile bir ilişkisi olduğunu düşünüyor. Bu düşünceleri nedeniyle de bir müddet hastanede yatarak psikolojik tedavi görmüş. Doktorunun tüm konuşmalarına boyun eğer gibi gözükse de kendine vazife edindiği görevine devam ediyor.

Bir papaz olan Fred ise gönülsüz bir şekilde Gideon Falls adlı kasabanın kilisesine papazlık yapmaya giden birisi. Bu kasabanın bir önceki papazı ölmüş. Fakat nasıl öldüğü hakkında bir bilgi verilmiyor. Fred yönünden hikayenin heyecanlı kısmı da tam burada başlıyor. Çünkü işin içinde bir takım gizemli ve doğa üstü olaylar var gibi görünüyor.

Birbirinden farklı bu iki karakterin kesişim noktası ise sayının gerilim ve heyecan olarak doruk noktası oluyor. Özellikle çizimler ve panelleme şeklinden dolayı kesinlikle bayıldım bu sahnelere. Daha fazla spoiler vermemek için neler olduğunu anlatmayacağım fakat bu ikilinin ileride ortak bir amaca hizmet edeceğini söyleyebilirim.

Sayının en başında gördüğümüz Norton’un çöp toplaması olayını fazla ciddiye almasak da daha sonra gördüklerimiz ve sayının bize hissettirdikleri nedeniyle, bu yaptığı şeyin gerekli olduğu hissine kapılıyoruz. Burada yazar Jeff Lemire’ın başarısı ön plana çıkıyor. Hikayeyi ele alış şekli ve de bizlere sunuşu, gerçekten muazzam.

gideon falls

Andrea Sorrentino ve Dave Stewart ikilisinin dört dörtlük bir iş çıkardığını söyleyebilirim. Sadece çizim ve renklendirme olarak da değil, iki farklı karakterin hikayesinin bizlere paralel bir şekilde sunulması ve de sonuç olarak kesişim anları gerçekten muhteşemdi. Sorrentino ve Stewart’ın bu sayıdaki payı kesinlikle en az yazar kadar var.

Sayı hakkında söyleyeceklerim bu kadar. Sonuç itibari ile harika bir başlangıç yapıldı. Gizemli olayların olduğu, korku-gerilim teması içeren ve de muhteşem çizimlere sahip bir çizgi roman deneyimi yaşamak istiyorsanız, Gideon Falls’ı kesinlikle okumalısınız.

Not: 5/5

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?
Updated: 20 Ekim 2018 — 14:57
UÇAN SPAGETTİ © 2018 Sitemizde yer alan içerikleri kaynak belirtmeden paylaşmak yasaktır. Frontier Theme
Scroll Up