UÇAN SPAGETTİ

Evrenin sonuna doğru!

En İyi 5 Black Mirror Bölümü

Black Mirror son yıllarda popülerliğini artıran bir bilim kurgu dizisi. Her bölümüyle bizleri farklı evrenlere sürükleyen bir antoloji serisi. Netflix üyeliğimi başlattığım zaman ilk izlediğim diziydi aynı zamanda. Fakat çok yavaş izlediğimi söylemeliyim. Bunun nedeni de dizinin ilk sezonlarının biraz ağır olmasıydı. Ağırdan kastım izleyiciyi sarsan bölümlerdi ve biraz alışmam gerekiyordu. Hem de peş peşe izlemektense haftada 1-2 bölüm izlemek daha güzeldi. Böylelikle izlediğim bölümler hakkında bir şeyler araştırmaya ve sindirmeye de vaktim oluyordu. Uzun lafın kısası Black Mirror’ı geçtiğimiz haftalarda bitirdim ve o zamandan beridir aklımda olan bir listeyi bugün yapmaya karar verdim. İzninizle; en iyi 5 Black Mirror bölümü.

*Sıralama yoktur ve spoiler içermektedir.

  • White Bear (2×02)

Black Mirror’ın en iyi bölümü. Listenin geri kalanı için bir sıralamam yok fakat bu bölüm için bir numarada yer aldığını söyleyebilirim. İzlemesi çok zor olan ve insanı düşündüren bir bölüm. Acaba bu bölümdeki gibi bir olay gerçekleşseydi ben hangi tarafta yer alırdım?

Baş karakter Victoria bir evde uyanır ve hiçbir şey hatırlamaz. Çevreyi keşfe çıktığı zaman bir takım ürpertici maskeli insanların kendisine saldırdığını görür. Bölgedeki diğer insanlar ise yaşanan bu olaylara tamamen kayıtsız kalarak sadece cep telefonlarıyla bu olayı kaydeder. Tıpkı kendisi gibi “normal” durumda olan insanlarla karşılaşınca olan biten hakkında bir şeyler öğrenir. Sonuç olarak bu olaylardan kurtulmak için yaşanan olaylar sonucunda eline bir silah geçer ve kendisinin peşinde olan insanlardan birisine ateş eder. Silahtan çıkan şey ise kurşun yerine konfeti olur. Ve işte biz de o zaman her şeyi anlarız. Victoria’nın başından geçen her şey bir tiyatrodur. Kendisi hariç bütün insanlar da bu tiyatronun bir parçasıdır. Olayın özü ise şudur; Victoria ve nişanlısı bir kız çocuğunu kaçırmışlardır. Nişanlısı çocuğa işkence ederken Victoria da cep telefonuyla kaydetmiştir. İşte şimdi de cezasını çekmektedir. Her gün ve her gün hafızası silinerek çevresinde kendisini öldürmek isteyen insanların bulunduğu bir eve bırakılmaktadır. Diğerleri ise bu olayı sadece cep telefonlarıyla kaydetmek dışında bir şey yapmamaktadırlar. Victoria’nın cezası budur.

Acaba böyle bir ceza şekli ne kadar etiktir? Victoria’nın yaşadığı psikolojik ve fiziksel şiddet inanılmaz bir boyuttadır ve bunu her gün aralıksız bir şekilde tekrar yaşamaktadır. Diğer insanlar ise bu olayın bir parçası olarak “ceza sistemine” eşlik etmektedirler. Bu olayın doğruluğu tartışmaya açıktır. Bu şekilde bir cezaya razı gelen ve içinde yer alan insanlar görüldüğü üzere empati yeteneklerini artık kaybetmişlerdir. Hafızası silinerek aynı işkenceyi her gün çeken Victoria için ise empati duyulabilir mi? Sonuçta kendisi de küçük bir kız çocuğunun işkence görmesine ve öldürülmesine sessiz kalmıştır.

Bu bölümü izlerken finalinde çok zorlanmıştım açıkçası. Çünkü çok rahatsız edici sahneler bulunuyor. İnsana, cevap vermesi çok zor olan sorular soruyor. Tüm bu nedenler de aslında bu bölümü sevmemde etkili olan etkenler oldu.

  • Metalhead (4×05)

Boston Dynamics robotları için intikam vakti! Teknoloji dünyasını ucundan da olsa takip eden herkes Boston Dynamics robotlarını ve bu robotlara yapılan testleri görmüştür. Bu bölümü izlerken aklıma gelen ilk şey de Boston Dynamics oldu. Çünkü bölümün konusu bu robotlara tıpatıp benzeyen vahşi robotları içeriyor. Çok basit bir düşünce olan “Eyvah, robotlar dünyayı ele geçirdi!” fikri bu bölümde gerçekleşiyor.

Kahramanımız Bella ve ekibi bir depoya girerek Jack’in kalan günlerindeki acısını dindirecek şeyi arıyor. Aradıkları şeyi buldukları sırada ise köpek şeklindeki gardiyan robotların saldırısına maruz kalıyorlar. Bunun sonucunda ekibin hayatta kalan tek üyesi olan Bella, eli boş bir şekilde de olsa kaçmayı başarıyor. Fakat peşine takılan gardiyan robottan bir türlü kurtulamıyor. Bölümün kalanında da bu ikilinin mücadelesini izliyoruz.

Öyle bir dünya düşünün ki renkler bile kalmamış. Bölümün siyah beyaz olmasının nedeni de bu zaten. Jack’in acısını dindirecek olan şeyin ilaç olduğunu düşünürken oyuncak ayı olduğunu gördük. Bir oyuncak ayı bile artık insanlık namına o kadar önemli bir şey haline gelmiş ki bunun için hayatları riske atmaya değmektedir. Çünkü bu oyuncak ayı sayesinde belki de bir defa gülümseyecek olan Jack, çoktan unutulmuş olan mutluluk ve sevinç gibi duyguları insanlara bir anlığına dahi olsa tekrar yaşatabilecektir.

Hayat namına hiçbir şey kalmamıştır ortada. İnsanlar için umut tamamen tükenmiş ve robotların devri başlamıştır. Üstelik bu robotlar kesinlikle insan dostu değillerdir. Empati duyguları olmayan acımasız katillerdir ve hedeflerine kilitlendikleri zaman işlerini bitirmeden asla geri dönmezler. Yapay zekanın kontrolden çıkması sonucunda başımıza gelebileceklerin kısa bir özetini sunmaktadır bu bölüm.

  • White Christmas (Noel özel bölümü)

Kendinizin dijital bir kopyasını oluşturabileceğiniz ve yukarıdaki resimde gördüğünüz gibi küçük bir cismin içine hapsederek köle gibi kullanabileceğiniz bir teknolojiye sahip olmak ister miydiniz? Peki ya tıpkı facebook ve instagram gibi sosyal platformlarda insanları engellediğiniz şekilde gerçek hayatta da engellemek ister miydiniz?

Dizinin en uzun bölümlerinden birisi olan bu bölümde, yukarıda bahsettiğim teknolojiler bulunuyor ve bölümü izledikten sonra vereceğiniz cevap muhtemelen hayır olacaktır. Çünkü bu tarz şeylerin sonuçlarının ne kadar korkunç bir hal alabileceğini bu bölümde görebilirsiniz.

Bölümdeki baş karakterimiz Joe Potter, bir cinayetten dolayı şüpheli olarak göz altına alınmıştır ve yapılan sorgulamalarda bir türlü sonuca varılamamaktadır. Bunun sonucunda da kendisinin bir dijital kopyası, “cookie” denilen bu teknoloji yardımıyla cinayetin işlendiği yerde hapsedilerek bir tür olaylar sonucunda cinayeti itiraf etmesi sağlanmıştır. Bu itirafın ettirilmesinde rol oynayan karakterimiz Matt Trent ise farkında olmadan başka bir cinayete sessiz kaldığından ve başka suçlara karıştığından yetkilileri haberdar etmiştir. Bu iki sonuç karşısında Joe, cinayeti işlediği yerde hapis cezası almıştır. Matt ise tüm insanlar tarafından engellenmiştir. Yani ne Matt diğer insanları açıkça görebilmektedir ne de diğer insanlar Matt’i görebilmektedir.

Toplumdan tamamen soyutlayan bir özelliğe sahip olan bu teknoloji aslında oldukça korkunçtur. İnsanları göz ardı etmek, varlığının farkında olmamak ve o insanı tamamen yokmuş gibi hissettirmek, ömür boyu hapis cezası vermekten daha kötü bir ceza olabilmektedir. Aynı şekilde bir insanın dijital bir kopyasını oluşturarak çok ama çok uzun yıllar boyunca dilediğiniz şeyi bu insana yaşatabilmeniz de doğruluğu sorgulanması gereken korkunç  bir ceza yöntemidir. En azından Joe gibi birisine bu cezası uygulamak ne kadar doğruydu açıkçası pek emin değilim. Bu tarz bir cezayı gerçekten de hak edenlere uygulamaları, benim açımdan daha kabul edilebilir bir şey olabilirdi.

Gerek kurgusuyla gerekse yaptığı ters köşelerle bu bölüm, sadece bir Black Mirror bölümü olarak değil, normalden biraz kısa bir film olarak ele alındığında bile başarılı bir yapım olarak değerlendirilebilir. Bölümün gidişatından dolayı Matt’in Joe ile yaptığı konuşmalardan sonra bu işin içinde bir terslik olduğunu anlamak kolaydı fakat yine de birçok sahnede izleyicileri şaşırttığına eminim.

  • 15 Million Merits (1×02)

Diziyi izlemeye başlayınca tokat gibi gelen ilk bölümün ardından, bu yetmez bir de şuna bakın dercesine suratınıza atılan sert bir yumruk gibi hissettiren bir bölüm; 15 Million Merits. Distopik bir dünya ve umutsuz bir sistem. Günümüz toplumunun bu gidişatla sahip olacağı geleceğin kısa bir özeti.

Gittikçe büyüyen ekranlarla evlerimizde yer edinen ve insanların büyük bir çoğunluğunu aptallaştıran televizyon, artık başımızı çevirdiğimiz her yerde. İnsanlar bir şeyleri kazanmak ve tüketmek için sürekli çalışmak zorundadır. Sabah uyanır uyanmaz herkesle birlikte bisiklet sürmeye başlarlar ve bunun sonucunda puanlar kazanır. Bu puanlarla tıpkı televizyonlarda gördükleri gibi hayatlarını daha iyi bir hale getirebilirler. Veya bir yetenek sizsiniz tarzında bir yarışma programına da katılabilirler. Sistem insanların tercih edebileceğiniz şeyleri sunar ve bunlardan birisini kabul ederler, başka bir şansları yoktur çünkü.

Okuduğum distopya romanları ile birçok benzer yönleri vardı bu bölümün (özellikle 1984 ve Fahrenheit 451). Bütün insanlar çarkın dönmesine yarayan bir parçadır aslında. İnsan emeği bir şekilde harcanmalıdır. Baş kaldıranlar ise sisteme zafer elde ettiklerini düşünürken aslında basitçe sistemin içinde eritilmektedir. Tüketim toplumuna, robotumsu yaşantıya ve başka birçok şeye getirilen harika bir eleştirel bölüm.

  • Men Against Fire (3×05)

Yaşadığınız dünyada “böcek” denilen ve bir virüs sonucunda ortaya çıkan mutant insanlar yaşasaydı, bu insanlara karşı verilen bir savaşta yer alır mıydınız? Üstelik bu böcekler, normal insanlara zarar veriyor olsaydı, onları öldürür müydünüz?

Peki ya aslında bu böcek denen insanlar, tıpkı sizler gibi normal insanlarsa ve devlet sizleri hipnotize ederek onları böcek gibi görmenizi sağlıyorsa, o zaman ne yapardınız? Stripe lakaplı baş karakterimizin bu bölümde karşılaştığı şey işte tam olarak da bu. “Mass” denilen bir teknoloji yardımıyla devlet artık güçsüzü eleyip, güçlüyü yaşatıyor.

Savaşların perde arkasında yer alan asıl nedenlere bir eleştiri niteliğinde olan bu bölüm; silah tüccarı ülkeler ve devletin üstün ırk yaratma çabasına değiniyor. Zayıf olanları ve istenmeyenleri diğer insanlara bir böcek gibi göstererek onları imha ettiriyor ve bu sayede yalnızca iyiler hayatta kalıyor. Bunun yanı sıra savaşlardan elde edilen maddi kazanç da asla durmuyor.


Listeye girmeyi başaramayan fakat ismi anılmaya değer bazı bölümler:

  • Nosedive (3×01)
  • Shut Up and Dance (3×03)
  • Hated in the Nation (3×06)
  • USS Callister (4×01)
  • Black Museum (4×06)

Genel olarak bakıldığı zaman aslında kötü bölümü yok denebilecek kadar az olan bir dizi olduğu için bu listeyi yapmak da çok zor oldu. Bu nedenle sizin en iyi bölümler listeniz tamamen farklı olabilir.

Yorumlar kısmında siz de kendi listenizi paylaşabilirsiniz.

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?
Updated: 6 Aralık 2018 — 18:01
UÇAN SPAGETTİ © 2018 Sitemizde yer alan içerikleri kaynak belirtmeden paylaşmak yasaktır. Frontier Theme
Scroll Up