Detective Comics #994 & Batman Annual #3 İnceleme

Detective Comics #994

Yazar: Peter J. Tomasi
Çizer: Doug Mahnke

James Tynion IV runı bittiğinden beri Detective Comics okumuyordum. Nedeni ise kalıcı bir yazarın henüz duyurulmamış olmasıydı. 994. sayı itibariyle Peter Tomasi’nin devralacağını öğrenince çok sevinmiştim. Çünkü Tynion runı her ne kadar güzel olsa da özlediğimiz Dedektif Batman ihtiyacını pek karşılamıyordu. Tom King’in Batman’i hakkında ise bir şey demeye gerek yok.

Neler Oluyor?

Sayımız harika bir gizem ile başlıyor. Bruce’un ailesine tıpatıp benzeyen iki ceset bulunuyor. Üstelik öldürüldükleri gece üstlerinde olan giysiler dahil tamamen aynılar. Bu cesetlerin bulunduğu tarih ise ölüm yıl dönümleri. Batman, Gordon ile birlikte bu olay hakkında inceleme yaparken Doktor Leslie’den gelen bir yardım çağrısına koşuyor ve bunun sonucunda da hiç beklemediğimiz bir şeyle karşılaşıyoruz.

İnceleme

Açıkçası Tomasi’nin harika bir başlangıç yaptığını düşünüyorum. Yıllardır özlediğimiz, varlığına muhtaç kaldığımız Batman’e nihayet kavuştuk diyebilirim. Olay örgüsü güzel, anlatış şekli güzel ve gizem dozu yerli yerinde. Sayının temposu ise çok güzel bir şekilde ayarlanmış. Bir an bile sıkılmadan, şimdi ne olacak diye merak ederek tek çırpıda okudum.

Sayının başındaki Batman ve Jim Gordon diyalogları güzel bir şekilde yazılmış (gör bunları Tom King). Bir dedektifin, olay yeri incelemesine kısa da olsa şahit olmak hoşuma gitti. Batman’in “zaman kurtarıcı” silahını kullanması da, cesetler hakkındaki gizemi keşfetmek için ne kadar sabırsız olduğunu gösteren güzel bir detaydı. Son sayfa ise kesinlikle asla beklemediğim bir sürpriz oldu benim açımdan.

Sayıda hoşuma gitmeyen bir durum olarak şunu diyebilirim. Tam bir klasik dedektif hikâyesi olarak başlamışken Leslie’ye saldıran yaratığı görmek beni şaşırttı. Bu durum ile alakalı fikirlerim ilerleyen sayılarda değişebilir fakat şimdilik böyle bir şeyi görmeyi beklemiyordum. Sayının geneli itibariyle biraz sırıttığını düşünüyorum.

Merak edenler için dipnot olarak şunu da eklemek isterim. Bu sayı aynı zamanda iyi bir başlangıç noktası, öncesini okumanıza gerek yok. Hatta biraz abartacak olursam, Batman’i tanımıyorsanız bile okuyabilirsiniz. Çünkü Tomasi ilk sayfada, (sadece bir sayfada) Batman’in orijinini de ustaca anlatıyor.

Doug Mahnke’nin çizimleri mükemmele yakın. Aksiyon sahnelerindeki çizimleri, serinin başındaki çift sayfalık Batman pozu ve son sayfadaki harika çizim… Hepsi çok hoşuma gitti.

1000. sayıya doğru ilerlerken öncesinde güzel bir dedektiflik hikâyesi okumak isteyenlere bu başlangıç sayısını tavsiye ediyorum. Özellikle uzun süredir güzel bir Batman dergisine muhtaç kalanların muhakkak göz atması gerekiyor.

Not: 8.5/10


Batman Annual #3

Yazar: Tom Taylor
Çizer: Otto Schmidt

“Yahu bu Tom King’in nesini sevmiyorsunuz? Ne güzel Batman’in insansı yönlerini gösteriyor.” diyenlerin mutlaka ama mutlaka okuması gereken bir sayı olduğunu söyleyerek yazıma başlamak istiyorum izninizle.

Sayıda olan bitenlere pek değinmek istemiyorum. Çünkü bu sayıda önemli olan kısım hikâyeden ziyade arka planda bize aktarılmak istenen şeydi. Batman ve Alfred ilişkisi, veya daha doğru bir ifadeyle Bruce ve Alfred ilişkisi.

Alfred, Batman için vazgeçilmez birisidir. Hemen hemen Batman’in her şeyiyle ilgilenir Alfred. Aralarında baba-oğul ilişkisi de vardır, suça karşı verilen savaşta ortaklık ilişkisi de vardır. Ve tüm bunlar sadece bir telefon görüşmesi sonucunda başlamıştır. Alfred’e, Bruce’un anne ve babasının cinayete kurban gittiğini bildiren telefon görüşmesiyle. O günden sonra hem Bruce’un hem de Alfred’in hayatı sonsuza kadar, asla tahmin edemeyecekleri bir şekilde değişir.

Batman, uykusuz bir şekilde günlerce suçla savaştığı sırada Alfred de uykusuz kalır. Çünkü Bruce’un iyi olduğundan emin olmadan asla uyuyamaz. Veya bir şeye ihtiyacı olursa yardımcı olmak için bekler. Nihayetinde Bruce’un sesini duymak rahatlatır kendisini.

Gotham şehri Batman için çok önemlidir. Bu şehri korumayı kendisine büyük bir vazife bellemiştir. Koruyamadığı her anı başarısızlık olarak nitelendirir. Batman Gotham’ı gözetir, Alfred de Batman’i. Gotham şehri Batman için neyse, Batman de Alfred için odur.

Anlayacağınız üzere oldukça duygusal bir sayıydı. Ve aynı zamanda Batman-Gotham, Bruce-Alfred ilişkisini de çok güzel bir şekilde yansıtıyor. Tom Taylor bu sayıyla gerçekten harika bir iş çıkarmış. Kendisini ileride tekrar görebiliriz diye düşünüyorum.

Otto Schmidt’in çizimleri kötü değil. Fakat mükemmel de diyemem. Esasında devam eden bir seri olsaydı fazla tercih edeceğim bir çizer olmazdı ama bu tarz tek sayılık bir çizgi romanda güzel bir iş çıkarttığını söyleyebilirim.

Sonuç olarak; Alfred sevenlerin asla kaçırmaması gereken bu drama yüklü çizgi romanı gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz. Alfred’in neden bu kadar çok sevilen bir karakter olduğunu bu sayıda anlayacaksınız ve bir kez daha seveceksiniz.

Not: 9/10

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?
error
Updated: 14 Aralık 2018 — 15:22