UÇAN SPAGETTİ

Evrenin sonuna doğru!

Chilling Adventures of Sabrina İnceleme: Bildiğiniz Sabrina’yı Unutun

Chilling Adventures of Sabrina, aynı isimli çizgi romandan uyarlanan 10 bölümlük bir Netflix dizisidir. Duyurulduğu ilk andan beri listeme attığım bu diziyi, hazır The Haunting of Hill House izlemek için Netflix hesabımı aktif etmişken daha fazla bekletmeden izlemek istedim. Dizinin ikinci yarısını ilk yarısına göre nispeten daha hızlı bir şekilde izledim ve yaklaşık olarak bir hafta boyunca her akşam eşlik etti bana Sabrina. Kötü hafızama yenik düşerek detayları fazla unutmadan hemen bir incelemesini yapmak istedim. Dizinin kötü yanlarında belirttiğim bir madde dışında yazıda herhangi bir spoiler bulunmuyor. Gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz.

Konusu nedir, Neler Anlatıyor?

Chilling Adventures of Sabrina, isminden de anlayacağınız üzere temelde Sabrina’nın ürpertici maceralarını konu ediyor. Sabrina isimli genç cadımız 16. doğum gününde bir seçim yapmak durumunda kalacaktır. Her cadı gibi 16. doğum gününde tam donanımlı bir cadı olmak üzere hazır hale gelmek için şeytanla anlaşma yapmaları gerekmektedir. Fakat Sabrina’nın durumu biraz farklıdır. Çünkü Sabrina bir yarı insan-yarı cadıdır. Kara vaftiz denilen tören sonucunda İblisin kitabına kanıyla ismini yazarak kendisini tamamen cadılığa adarsa şu anda gitmekte olduğu Baxter Lisesinden, dolayısıyla da çok yakın arkadaşlarından ve en önemlisi de erkek arkadaşı Harvey’den uzak kalacaktır. Çünkü kara vaftizden sonra “Gizli Sanatlar Akademisi“nde eğitim alması gerekmektedir. Bu durumda Sabrina’nın bir seçim yapması gerekmektedir. İblisin Kitabını imzalayarak Greendale‘deki yaşamına veda mı edecektir yoksa ölümlüler arasındaki hayatına devam mı edecektir?

Bildiğiniz Sabrina’yı Unutun

Yazının başlığında da dediğim gibi bildiğiniz Sabrina ile bu Sabrina’nın pek bir alakası yok. Fakat bu durum karakterden değil de yapımdan kaynaklanmaktadır. 90’lar kuşağındaki birçok kişi o dönemlerde yayımlanan Sabrina dizisini izlemiştir. Hatırlarsanız o dizi bir komedi dizisiydi. Hatta Sabrina’nın siyah kedisi olan Salem en çok güldüğümüz karakterlerden birisiydi. Netflix yapımı olan Sabrina ise, Archie Comics‘in korku alt türünde yayımlanan aynı isimli çizgi romanının bir uyarlaması. E haliyle bir korku serisinden de beklenildiği şekilde uyarlanmış. Farklılığın temeli burada yatıyor. Yine sizleri üzecek bir farkı daha söyleyeyim. Maalesef Salem konuşmuyor.

Bu dizinin esas alındığı çizgi romanı da en kısa sürede okuyarak incelemesini veya dizi ile çizgi roman arasındaki farklılıklarını anlatan bir yazı yazmayı planlıyorum.

Karakterler Nasıl Peki?

Dizide benim çok hoşuma giden karakterler oldu. Öncelikle Sabrina için yapılan oyuncu seçimini çok başarılı buldum. Acemi ve bir o kadar da iyi niyetli cadı profiline harika bir şekilde uyuyor. Sabrina’nın halaları Hilda ve Zelda da bir elmanın iki yarısı olacak şekilde aktarılıyor. Her ne kadar sürekli anlaşamıyorlar gibi gözükse de birbirlerine çok bağlı bir aile profili oluşturuyorlar. Zelda hala kuralcı, otoriter ve her zaman için baş rahip Faustus Blackwood‘un dediğini yapmaya hazır bir isim olarak karşımıza çıkıyor. Hilda ise sıcak kanlı, sevecen, şirin mi şirin bir hala ve aynı zamanda favori karakterim. Evin son sakini ise kuzen Ambrose, Netflix’in siyahi ve heteroseksüel olmayan karakter kotasını tek başına sırtlanan bir karakter. İşin şakası bir yana kendisi sıkı bir çizgi roman okuyucusu. Üstelik Grant Morrison, Alan Moore ve Neil Gaiman gibi isimleri okuyor. Bu nedenle ayrı bir sempati duymadım desem yalan olur.

Sabrina ve ev halkı dışında yine birçok güzel karakter diziye eşlik ediyor. Bunların başında en önde gelen iki isim var. Aslında dört isim de diyebiliriz. Çünkü bunlardan ilki tuhaf üçüzler. Gizli Sanatlar Akademisinde eğitim görmekte olan ve kendilerine tuhaf üçüzler denen cadılar, Sabrina’nın hayatını her fırsatta zorlaştırıyorlar. Tuhaf üçüzleri ben çok sevdim açıkçası. Zaten hikâyenin ilerleyişiyle birlikte daha da önemli hale geliyorlar. Diğer bir isim ise esas kimliğini Sabrina’nın okulunda öğretmenlik yaparak gizleyen Mary Wardwell. Elinden her iş gelen ve kesinlikle sevilen bir karakter. Kendisi hakkında daha fazla bilgi vermek istemiyorum zira dizinin son bölümlerine doğru oldukça önemli bir karakter haline geliyor.

Biraz İyi Yanlarından Bahsedelim

  • Tipik bir gençlik dizisi değil. Dizinin birçok sahnesinde isminin hakkını verdiğini göreceksiniz. İşlediği mitolojik ögeleri yeri geldiği zaman cesur bir şekilde kullanıyor. Lucifer ve Lilith de göreceğiniz karakterler arasında.
  • Karanlık bir atmosfere sahip. Dizinin kötü yanları bölümünde da değineceğim gençlik dizisi kıvamındaki sahneler hariç genel olarak karanlık bir atmosfere sahip olduğunu söyleyebilirim. Hatta korkacağınız sahneler bile olabilir.
  • Karakter gelişimleri güzel bir şekilde yansıtılıyor. En başta Sabrina’nın sezon boyunca gösterdiği gelişmeye şahit oluyoruz. Tamam her bölüm yeni yeni güçler edinmiyor elbette. Fakat son bölümdeki Sabrina ile ilk bölümdeki Sabrina arasında özellikle olgunluk açısından bir fark bulunuyor. Bunun dışında tuhaf üçüzlerin lideri konumundaki Predunce her zaman Sabrina’ya düşman kesilmek yerine, vakti geldiği zaman aklını kullanarak yapması gereken şeyi yapıyor.
  • Netflix’in hemen hemen yer yapımda yer verdiği siyahi ve heteroseksüel harici karakter kotasını fazla abartmıyor. Bunun yanı sıra ilk bölümlerde fazlasıyla gözümüze sokulan feminist davranışları sonraki bölümlerde normal bir seviyeye indiriyor.
  • Kurgu açısından zayıf değil. Neyin ne olduğu belli. İzleyiciye birtakım şeyleri merak ettiriyor ve sezon finalinde akıllarda bir soru işareti bırakmadan sona eriyor. Zaten fazla bir şeyi de merak ettirdiğini söyleyemem. Dizinin finaliyle birlikte ikinci sezonunun daha güzel olacağının sinyalini veriyor. En azından ben öyle bir sinyal aldım. 
  • Dizinin ikinci yarısı genel olarak sürükleyici. Özellikle son 3-4 bölüm sürükleyicilik açısından başarılıydı. Binge watch yapmak isteyenler son dört bölüm yapabilir.

Kötü Yanlarından Bahsetmemek Olmazdı

  • Bölümler kesinlikle ve kesinlikle çok uzun. İlk olarak söylemek istediğim şey bu. 60 dakikalık bölümler dizinin sürükleyiciliğini özellikle ilk bölümlerde çok fazla baltalıyor. İdeal olan 45 dakikalık bölümler çekilmiş olsaydı eğer eminim ki çok daha fazla sevilen bir dizi olurdu.
  • İlk 5-6 bölüm izleyiciyi yer yer bayıyor. Az önce söylediğim gibi bölümlerin uzun olması bunda en büyük etken. Fakat bir diğer etken de dizinin senaryosu. Bazı bölümlerde Sabrina’nın aşk hayatına gereğinden fazla yer verilmesi diziyi karanlık atmosferinden çıkararak bir gençlik dizisi temasına sokuyor. Bu sahneler aslında çok fazla yer kaplamıyor fakat dizinin süresinden dolayı zaten izleyiciyi yer yer sıkan bölümler araya bu tarz sahnelerin girmesiyle birlikte daha fazla sıkabiliyor.
  • Birçok sahnede ekran bulanıklaşıyor. Bu çekim tekniğini gerçekten hiç sevmedim. Bu tarz sahneler biraz uzun sürdüğü zaman gözlerim sulandı ve izlerken zorlandım.
  • (Spoiler!) Sabrina’nın bütün arkadaşları özel ailelerden geliyor. Erkek arkadaşı Harvey, geçmişte cadı avcısı olan bir ailenin son üyesi. Rosalind, ninesi aracılığıyla keşfettiği “yeteneği” sayesinde farklı şeyler görebiliyor. Susie ise geçmişte cadıları kurtaran Putnam ailesinin son ferdi. Yani bu karakterler Greendale halkından başka isimler çıksaydı bu kadar göze batmazdı. Fakat bu şekilde hepsinin birbirleriyle sıkı fıkı arkadaşlar olması biraz abartı bir tesadüf olmuş. Sabrina ve en iyi üç dostu, serinin mekaniklerini oluşturan en önemli yapıların merkezinde yer alan karakterler veyahut özel yeteneği olan isimler.

Sonuç Olarak, İzlemeli Miyiz?

İzleyecek çok daha iyi bir şeyiniz yoksa ve yeni bir şeyler arıyorsanız izlemenizi tavsiye ederim. Veyahut Sabrina karakterine aşinaysanız yine izleyebilirsiniz. Fakat benim vaktim kısa, hali hazırda yayımlanmış olan kült dizileri izlemek istiyorum diyorsanız, bu diziyi şimdilik es geçmenizi tavsiye ederim. Genel olarak izleyiciyi fazla yormayan, akşamları kafa dağıtmak için bir bölüm izleyip kapatabileceğiniz ve çok da beklentiye girmeden izlerseniz daha fazla keyif alacağınız güzel bir dizi olduğunu söylüyorum ve dizinin fragmanıyla da yazımı sonlandırıyorum.

Puan: 7/10

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?
Updated: 14 Kasım 2018 — 17:03
UÇAN SPAGETTİ © 2018 Sitemizde yer alan içerikleri kaynak belirtmeden paylaşmak yasaktır. Frontier Theme
Scroll Up