Catwoman #1-6: Copycats İnceleme

Catwoman, son zamanlarda Batman serisinde neredeyse Batman’in kendisinden bile fazla yer almaya başlayan son dönemin popüler karakterlerinden birisi. Malum 50. sayıda büyük bir düğün ile dünya evine gireceklerdi. Fakat şu işe bakın ki bu düğün gerçekleşmedi. Bunun sonucunda da Batman ile (şimdilik) ayrılan Selina, Gotham’ı terk etti ve şu an başka bir şehirde vakit geçiriyor.

Bu yeni başlayan Catwoman serisi de düğünden sonraki bu dönemi ele alıyor. Birinci sayıdan başlaması yeni okuyucuları cezbetse de kapağında bile Batman’in 50. sayısını okumadan bu sayıyı okumamaları gerektiği belirtilmiş. Fakat bunu yazma nedenleri Selina’nın hayatında olan biten şeyler konusunda spoiler yemeden daha güzel bir şekilde okumanızı sağlamak. Yani yukarıdaki paragrafı okuduktan sonra bu seriye gönül rahatlığıyla başlayabilirsiniz. Zaten bu serideki bazı olaylar da ara ara flashbackler ile desteklendiği için yeni okuyucular açısından herhangi bir sorun teşkil etmeyecektir, aksine öğretici olacaktır.

Catwoman
Sayı: #1-6
Hikâye: Copycats
Yazar: Joëlle Jones
Çizer: Joëlle Jones
Renklendiren: Laura Allred
Yayımcı: DC Comics

Neler Anlatıyor?

Yazının giriş kısmında zaten az çok neyi anlattığını yazdım. Batman ile ayrılan Catwoman, kardeşinin yaşadığı şehre taşınıyor ve burada kendisini kumara vererek kafasındaki şeyleri unutmaya çalışıyor. Uykusuzluk sorunu çekiyor. Ve ilk sayıda gördüğüm kadarıyla kostümünü de bir süreliğine çıkarmış.

Fakat bu durum pek de uzun sürmüyor. Çünkü şehirde tıpkı kendisi gibi giyinip birtakım işler karıştıran biri var. Hatta bu taklitçi, polislerle yaşadığı bir kovalamaca sırasında bir tane polisi de öldürüyor. Bu durum karşısında ise Selina, tekrar kostümüne giriyor ve bu işin peşine düşüyor. Bunu yaparken de kötülerle mücadele etmek için değil, rahat bir şekilde yaşamak için yapıyor aslında.

Taklitçinin peşine düşen Catwoman, kendisini tam da koparmaya çalıştığı bir dünyanın içinde bulur tekrar. Şehri etkisi altına almış bir aile, yozlaşmış bir polis ve de hasta kız kardeşi…

İnceleme

Bu seri aslında benim okuma listemde yer alan bir seri değildi. Fakat iki nedenden dolayı okumaya karar verdim. Birincisi Batman’in 50. sayısındaki saçma sapan ayrılma kararlarının sonucunda Selina’nın yaşadığı şeyleri görmek istedim. İkincisi ise çizimlerine hayran olduğum Joëlle Jones tarafından çizilmesi. Aynı zamanda Dark Horse yayınlarından çıkan Lady Killer serisini de epey beğenmiş birisi olarak bu seride yazarlık hünerlerini de göstereceğini tahmin etmiştim.

Nitekim ilk altı sayısında da beklentilerimi çok yüksek tutmadığım için karşıladığını söyleyebilirim. Gerçekleşmediği için şükürler olsun dediğim bir düğünden sonra Selina, kısacası kendisini kaybetmiş. Hasta kız kardeşinin de yaşadığı Villahermosa şehrine taşınmış. Burada gününü kumar oynayarak geçirmeye çalışıyor.

Kız kardeşinin durumunu açıkçası ben pek fazla bilmiyordum. Bu nedenle flashbackler ile neler olduğunu göstermeleri kesinlikle çok hoşuma gitti. Black Mask’ın yaptıklarını göstermeleri ve ayrıca da Selina ile kardeşi Maggie’nin çocukluğundaki durumlarına değinmeleri, bu ikilinin arasındaki ilişkiyi daha güzel bir şekilde anlamamı sağladı. Selina’nın çocukluğunda bir kedi kostümü giymesi ise biraz fazla rastlantısal olmasına rağmen yine de beğendim.

Batman serisinde bir değil, iki hiç değil, tamı tamına üç Flash’ı yere seren Catwoman’ı bu seride biraz olsun normal halde görmek çok iyi geldi. Bu altı sayı boyunca kendisi bazı kötü durumlarda kaldı, dövüştü, savaştı, kaçırıldı vs. derken hepsiyle çok güzel bir şekilde baş etti. Karakteri, bu tarz zorlayan ve aynı şekilde bir sokak seviyesi karaktere yakışır bir biçimde bu anlardan kurtulmasını gösteren sahneler güzeldi. Süper güce sahip olmayan normal bir karakter olduğunu hatırladım. Selina’nın yeri sokaklardır ve tekrar sokaklara geri dönüş yapmış oldu böylelikle. Asla ödün vermeyen, korkusuz, cesur bir kadın imajı çizdirilmesi çok güzeldi. E ayrıca birkaç tane de badass diye tabir edebileceğimiz sahne de yok değildi.

Copycats hikâyesi güzel başlayıp sonlara doğru inişe geçen bir hikâye oldu maalesef. Ara sayılarda geçmişlerine değinmesi hikâyenin ilerlemesini biraz olsun duraksatmış olsa bile bu durumu bir negatif durum olarak görmedim. Benim açımdan güzel ve gerekli sayılardı. Finalinde ise tüm bu koşuşturmaca birazcık oldu bittiye getirilerek kısmen bir sonuca bağlanmış oldu.

Hikâyenin kötüsü Raina Creel, yeni yaratılan bir karakter olarak altı sayı boyunca çok etkili bir karakter oldu. Kelimenin tam anlamıyla iğrenç ve aşağılık bir kadın olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. İlerleyen sayılarda tekrar muhakkak göreceğiz diye düşünüyorum.

Çizim, Renklendirme ve Kapaklar

Joëlle Jones, Lady Killer serisinden sonra zaten favori çizerlerim arasındaki yerini almıştı. Batman serisinde de ara ara çizerlik yapıyordu ve çok beğeniyordum. Bu seride ise kesinlikle mükemmel bir iş çıkartmış. Şurası kötü olmuş diyebileceğim bir sahne aklıma gelmiyor. Güzeller güzeli Selina, Joëlle Jones’un kalemiyle daha da bir güzel olmuş. Ayrıca Selina için yepyeni harika bir kostüm de tasarlamış. Bu kostümü herkes beğenir mi bilemem fakat ben beğendim. Tabii Jones’un çizimlerinin etkisiyle büyülenmiş olma ihtimalim de var. Laura Allred’in renklendirmeleri de çizerin tarzıyla ve de hikâyenin atmosferiyle ilişkili olarak güzel bir şekilde karşımıza çıkıyor.

Ayrı bir paragraf da Artgerm tarafından yapılan varyant kapaklara açmak istiyorum. Altı sayı boyunca gözlere şenlik kapaklara tanıklık ettik. Hatta bunlardan birisi bu sene gördüğüm en güzel varyant kapak. Bu kapağı birkaç gün sonra yazacağım 2018’in en iyileri yazısında görebileceksiniz.

Sonuç

Malum düğün sayısından sonra Catwoman’ın hayatını merak ediyorsanız, veyahut ben zaten Catwoman’ı seviyorum diyorsanız ya da bana ne bu iki nedenden ben Joëlle Jones’u çizimlerini seviyorum diyorsanız bu seriyi sizlere tavsiye edebilirim.

Not: 7.5/10

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?
error
Updated: 26 Aralık 2018 — 17:34